POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Altı Medeniyetin Dünyası Bölüm 312: Kanlı Ay Sahneye Çıkar

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 69
Tarih : 29 Temmuz 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

“Elendi!”

“Elendi!”

“Elendi!”

“Efendim, kaynaklarımız kısıtlıyken bu dev Kan Taşlarını sadece eleme için kullanmalı mıyız? Parçalayıp, özümsemeleri için yetenekli öğrencilere versek daha yararlı olmaz mı?”

İkinci Büyük her yarışmacıyla beraber küçük de olsa etkinliğini kaybeden beş tane devasa Kan Taşına bakarak konuştu.

“Çok sıkıcısın ikinci!”

Şeyhin cevabı netti, üsteleyemedi sert mizaçlı adam.

“Çok doğru söylediniz efendim!”

Diğer taraftan Üçüncü Büyük en iyi bildiği işi yapmaya devam ediyordu.

“Geçti! Kanlı Mızrak Anton, üç kan yıldızı!”

Ardı ardına gelen başarısızlıklardan sonra, ilk başarı halk ve katılımcılar arasında coşkuyla karşılandı. En düşük seviyeden de olsa yeterlilik sağlanmış olması, karamsar havayı bir an için dağıtacaktı.

“Elendi!”

“Elendi!”

“Elendi!”

Neyse ki diğer görevliler koşarak negatif basıyordu kalabalığa, bir başarılı sonucu en az otuz tane başarısızlık takip etti.

Katılımcıların yarısının sınavı bittiğinde başarı oranı yüzde beşi aşmadı, iki bin kişinin içinden yüz kişi geçmişti ve hepsi ancak üçüncü kan yıldızı düzeyine kadar taşı uyandırabilmişti.

“Geçti, Kara Zambak Silvio, dört kan yıldızı!”

Bu sefer alkış veya coşku yoktu, geçen kişinin de bunu beklemediği açıktı. Seneler önce gelen ihaneti kimse unutmamıştı, Kraliyet Ailesi’nin engellemesiyle gerçekleştirilemeyen soykırımın hırsı hâlen akıllarda tazeydi.

“Kahpenin dölü!”

“Hain köpek!”

Tarikatın altın çağını başlatan İsabel’ in ölümünün sorumlusu olan klanın üyesinin dünya umurunda değilmiş gibiydi, sakince ilerleyip kalabalığın içinden kendi klanı için ayrılmış yere geçti.

Burada kendisini gri cübbesinin içindeki yaşlıca bir adam karşıladı, onunda gözlerinde küçümser bir bakış vardı.

“Alis, düşmemen gereken standarttı anladığını varsayıyorum!”

“Hani düşük profil takılacaktık?”

Nafız son gelişme üzerine uyarısını yaptığında Alis gevşekçe cevap verdi ama bir saniye sonra çok yanlış bir hareket yaptığını anlayacaktı.

“Özür dilerim!”

Silme kalabalık meydanda yarışmacılar taşların önündeydi, ikinci günün sonlarına doğru numaralarını alan üçlüde yavaş yavaş sıranın başına erişmişti.

Beş taşın ortasındakinin önünde bekliyorlardı, Jashua kafasını sağa çevirdiğinde orada tanıdık yüzleri gördü.

O gün sıralarını almaya çalışırken iki kayıp veren beşlinin kalan üç üyesi, neredeyse onlarla aynı hizadaydı.

Kürklü genç bugün daha basit ama arkasında geldiği klanın arması olan bir pelerin tercih etmişti. Önünde yaralı yüz, onunda bir sıra önünde ekiplerindeki tek kız bulunuyordu.

Antuan’ın gözleri yanlarındaki üçlünün üzerindeydi, dün yaşadığı aşağılama ve gecesinde aldığı talimat aklında dönüp duruyordu.

“Bugün kim olduğumu göreceksiniz, hepinizin üzerinde duracağım!”

Hırslanan genç adam yan tarafın sırasının yavaşladığı görünce arkasında duran birkaç kişiyi öne doğru savurdu, belli ki aynı anlarda girmek istiyordu sınava.

“Efendim, yan taraftaki tip bir işler peşinde!”

“Boş ver onu, aldığı dersler yetmediyse yenisi yolda zaten!”

Konuşurken en arkada duran Jashua’ ya baktı Nafız, gerekli mesajı aldığını anladığındaysa sakince önüne döndü.

“Geçti, Kanlı Yıldız Celeso, dört kan yıldızı!”

“Vay, vay, vay, bu senin klanındı değil mi Üçüncü?”

Şeyh, Kara Zambak Klanı’nın üyesine tepki göstermemişti ancak kan taşına elini koyarak dördüncü kademeye kadar uyanışı başaran kızı görünce, hevesle solundaki adama döndü.

“Evet efendim, kendisi klanımın dâhilerindendir!”

“Bravo, bu sene biraz daha parlak hale geldi!”

“Efendim, asıl sürprizi sona sakladım, umarım çok daha memnun olacaksınız!”

İki elini ovuştururken akbaba gibi ince boynunu iki büklüm yaptı Üçüncü Büyük, aynı anlarda Şeyh’in sağ tarafından çıt çıkmıyordu.

Genç kız altı bölmeye ayrılmış taşın dördüncü kısmındaki parlak kırmızı ışığa bakarken, kendinden memnun bir duruş takıldı, nasıl memnun olmayacaktı ki?

Geniş tabanından sonra yavaşça incelen dev taş normal bir insan boyutundan daha uzundu, boyu neredeyse üç metreye varıyordu.

Elini üzerine koyan deneme yarışmacılarının Kan Uyumları ne kadar yüksekse, derin kesiklerle ayrılmış kademeler birer birer parlamaya başlıyordu, şu anda genç kız boyu hizasına kadar aydınlattığı taşın önünden yavaş adımlarla ayrıldı.

Kalabalık bu sefer coşkulu bir şekilde durumu tartışıyor, bazıları alkışlarla genç kıza destek veriyordu.

“Alis!”

Sıra ona geldiğinde Nafız beyazlar içindeki genç adamın sırtına hafifçe vurdu, bugün kıtaya ayak bastığı zamanki gibi giyinmişti Alis.

Beyaz yılan derisinden takımının içindeki kan kırmızı gömleği aynı renk mendille tamamlamış, parlak ayakkabılarının topukları her adımda ritmik sesler çıkarıyordu.

Dev Kan Taşının önüne gelince renksiz elini üzerine yavaşça koydu, el ile taş tam bir zıtlık halindeydi. Önce geniş taban bir anda aydınlandı, bu eylemin üçüncü kata kadar sürmesinin aldığı zaman üç saniyeydi.

Denetimcinin gözleri kocaman olmuştu, dördüncü kat aydınlandığında gözlerinin yanında ağzı da açıktı. Daha önce iki kişi bu seviyeye gelmişti ama böylesine bir hız çok nadir görülürdü.

Sonra heyecandan bağırmasını sağlayan bir şey oldu, taşın beşinci kademesi parlak ışığını tüm meydana gösterdi. Hemen elindeki kayıt taşına baktı görevli, yüz şekli aniden değişecekti, ne yapacağını bilmeyen insanlara has olan elini kolunu nereye koyacağını bilememe durumuna girmişti.

“Anons et!”

Farkında olmasa da bu hali dikkat çekiciydi, İkinci Büyük dahi müdahale edecek duruma gelmişti. Aslında bu iş solda oturan zayıf görünüşlü adamın işiydi ama nedense öne çıkıp sorumluluk almamıştı.

“Geçti! Kanlı Ay Alis, beş kan yıldızı!”

Sesler kesildi, tüm meydanı bir kara örtü kapladı sanki. Sonra aralardan birkaç çatlak ses yükselmeye başladı.

“Lanetliler!”

“Felaket getirenler!”

Bir iki derken artmaya başlayan sesler kuru bir öksürüğe kadar sürdü, İkinci Büyük oturduğu yerde bir kere öksürdü ve tüm sesler son buldu. Halk onu seviyordu, durumlarının farkındaydılar ve o olmazsa dışarıdan gelen tehlikelere karşı savunmasız kalacaklarını biliyorlardı.

Eskisi gibi on klan ve yüz derebeyliği ile desteklenen bir güç değillerdi. Geçtiğimiz yüz yıl içinde bir tanesi hariç hepsi kendi bağımsızlarını resmi olmasa da fiilen ilan etmişti.

“Geçti, Kanlı Yıldız Herido, dört kan yıldızı!”

Kutsal Ay ikinci kez dört yıldız seviyesinde bir kişi çıkardı ama eski tepkinin yanına dahi yanaşamayacak bir şekilde karşılandı bu durum. Meydan, ne olursa olsun bir kere beş yıldızı görmüştü, onun altında kalanlar ne kadar iyi olurlarsa olsunlar vasat sayılacaklardı.

“İki dört yıldız, çok iyi gidiyorsun Üçüncü!”

Sağ eliyle kucağındaki kadının memesini kavrayan Şeyh, yakışıklı yüzüne kondurduğu gülümsemesiyle izliyordu seçimleri.

“Efendim, ben gideceğim!”

Jashua Nafız’ın önüne atılmak için hamle yaptığında narin bir el tarafından durduruldu, bu el ona adeta yerinde kalmasını söylüyordu.

“Bir Kont’un tebaasından önce sahneye çıktığı nerede görülmüş!”

Küçük bir kahkaha atıp ilerledi Nafız, artık tüm halk ve katılımcıların gözü yan yana duran iki Kan Taşındaydı.

Bugün saçlarını ördürmüştü Nora, iki kalın örgü olarak sırtından uzanıyorlardı. Örgülerden biri kanlı bir yarım şeklindeki tokayla, diğeriyse altı yapraklı bir kan çiçeği ile tutturulmuştu.

Dizlerinin üzerinde biten eteğini hafifçe çekip yürümeye başladı, güneş adeta onunla beraber yeniden doğuyordu meydanın üzerine.

Küçük narin elini taşın üzerine koydu Nora, herkes heyecanla nefesini tutmuştu. Birbiri ardına gelen yüksek standartta sonucun ardından, beklenti çok yükselmişti.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

Neyzen Tevfik

 

Seriyi Güncelden takip etmek için – novelturkiye.com

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

...


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)