POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
En Güçlü Sistem Oku
En Güçlü Sistem
Bir Grup Çöp Gelin Vurun Bana

Babam Galaksinin Yakışıklı Prensi Bölüm 8: Bebek Memnun Değil

Çeviri : CatInTranslation
Düzenleme : CatInTranslation
Okunma : 374
Tarih : 05 Eylül 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Kapıdan siyah takım elbiseli bir adam girdi. Dış görünüşü Doğulu film yıldızlarını andırıyordu. Uzun saçları neredeyse baldırlarına kadar ulaşıyordu. Uzunluğuna rağmen saçı itinayla taranmıştı, muntazam bir şekilde uzanıyordu. İnsanın yolda görse durdurup... Şampuanını sorası gelirdi.

Dış görünüşü Şarki olsa da, giyim biçimi Batı soylularını andırıyordu. Elinde gümüş bir baston tutuyordu. Düzgün ve saygın dış görünüşünün yanında, ağzından çıkan her kelime bunun tam tersiydi.

“Ne zamandan beri böyle küçük uzay istasyonları Galaktik Mahkemeler adına hüküm verebiliyor? Masum olduğunuzu iddia ediyorsunuz, yani suçsuz musunuz?” Kenarda duran Lu Ren’e dik dik bakarken gözlerini kısıyordu.

“Yan... Yan Xuan, ba... bakan.” Lu Ren’in gözleri, yaşananları algılayamıyormuş gibi şokla kocaman açılmıştı. Tüm varlığı o noktaya çivilenmiş gibiydi.

Yan Xuan iki adım daha attı ve gülümsemesi büyüdü. “Demek beni tanıyorsunuz.”

“...”

Herhâlde! Koca galakside, kan yerlilerinin Kızıl Gezegenin diğer tüm ırklarla ilişkilerini düzenleyen bu şeytanı, Dış İşleri Bakanını, tanımayan tek bir varlık bile yoktu. Varlığı efsanelerde yer alan diğer kan yerlisini saymazsak, kan yerlilerinin en tanınmış üyesiydi.

Hakkındaki en korkutucu şey, kan yerlileri arasındaki yüksek statüsü değildi. Mezarından ölüyü diriltecek ağzıydı. Kısaca, her olayda bir kusur bulmakta üstüne yoktu. Rakibinden büyükçe bir parça koparmadan asla savaşı bırakmazdı. Kan Yerlilerinin karıştığı her kavgada bakanı görebilirdiniz. Genelde bu kavga ırklar arası savaşlara dönüşürdü.

Herhangi bir kan yerlisinin yaşadığı sorun, artık bakanın da sorunuydu. Dış işleri bakanlıkları, diğer ırklarla yaşanan anlaşmazlıkları çözmek için kurulmuştu. Ancak, kan yerlilerinin dış işleri bakanlığı, anlaşmazlıkları alevlendirmek için kurulmuş gibiydi.

“Bakan Yan... Neden... Sen... Siz bizzat teşrif ettiniz?” Birini alıp götürmesi için kan yerlileri neden bu şeytanı göndermişti? Lu Ren’in kalbi kurak topraklara dönmüştü. Uzaklardan ‘oyun bitti’ sesi kulağına çalınıyordu.

“Duyduğuma göre dış işleri bakanlığından bir açıklama istiyormuşsunuz.” Yan Xuan inanılmaz nazik bir gülümseme gösterdi ve devam etti, “İşte, gelip Komutan Lu’ya gerekli açıklamaları yapmak için buradayım.”

“Ha, haha, hahaha! Lu Ren’in çaresizliği, boğucu taşkın bir nehre dönüşmüştü. Zamanda geri gidip defalarca kendini tokatlayası vardı! Niye aranıp kendine sorun açmıştı? “Yanlış anlaşılma... Tamamı bir yanlış anlaşılma...”

Ne açıklaması? Görünen oydu ki, canını sunmalıydı artık.

“Komutan da beni tanıdığına göre, işler çok daha kolay olacaktır.” Yan Xuan, Lu Ren’in cümlesinin ikinci kısmını otomatik olarak duymazlıktan geldi. Bastonuna yaslandı ve ekledi, “Ancak açıklamama başlamadan önce azametli Komutan Lu’ya bir soru sormak istiyorum. Irkımın bir üyesini; izinsiz girişle suçlamak, genlerimizi izinsiz incelemek. Siz bize nasıl bir açıklama yapacaksınız?”

 “Ba... Bakan Yan.”

“Ah bir suçlamayı unuttum...” Gözleri keskinleşti ve “Irkımın yeni doğanıyla, yanında vasisi olmadan, haksız bir anlaşmaya tutuşmak.”

Lu Ren dizlerinde derman kalmadığını hissetti ve neredeyse olduğu yere çökecekti. O sırada net bir şekilde duyabiliyordu. Bitmişti, her şey bitmişti...

Gözleri canlılığını yitirdi ve gözlerinin önünde ‘soyu tükenmekte olan tür’ yazısı kalın harflerle belirdi. Annesi, çocuğun ırkının laneti olarak anılacaktı. 

“Bakan Yan, lütfen bir dinleyin beni. Hepsi gerçekten de yanlış anlaşılmaydı. Bilmiyorduk ki...”

Yan Xuan tereddüt etmeden cümlesini böldü. “Bana bir açıklama borçlu değilsiniz,” “Sözlerinizi Galaktik Mahkemeye saklayın!”

“...” Lu Ren bir daha ağzını açamayacak şekilde donakaldı.

Eee, bu cümle neden Yao Si’ye bu kadar tanıdık gelmişti böyle? Her neyse, film yıldızına benzeyen adam demek kan yerlilerinin dış işleri bakanıydı.

Bu oldukça yüksek bir mevkiiydi.

Aniden Yao Si’nin zihninde minik düşünceler belirdi. Önündeki adama birkaç meraklı bakış attı. İçinde adamın yanına koşup fotoğraf çekilme isteği doğmuştu. Birilerinin onu almaya geldiğini bilse de, karşısında dış işleri bakanını görmeyi beklemiyordu. Bunca yıl sonra, kan yerlisi memurları, vatandaşlarına inanılmaz yakındı.

Muhtemelen üzerine yöneltilen bakışları hisseden Yan Xuan aniden kafasını çevirip Yao Si’ye baktı. Dudakları tekrar yukarı kalktı. Az önceki gülümsemelerle karşılaştırırsak bu çok daha içtendi.

“Demek bebek sensin.” Eldivenini çıkardı, elini uzattı ve Yao Si’nin başını okşadı.” Ses tonu sanki bir çocukla konuşuyor gibiydi.

Be... Bebek mi?

Yao Si bu tuhaf yakıştırmayla alarma geçmişti. Neresi bebeğe benziyordu?

Bu adam, yakıştırdığı adın tuhaflığından habersizmiş gibi tatlı tatlı konuşmaya devam etti “Soyadım Yan, sen bana Yan amca diyebilirsin. Hiç korkma, bebeği evine götürmeye geldim.”

“Ah, şu konu... Bakan Yan, Soy ismim Yao, tam adım Yao Si.” Bebek falan değilim.

“Yao Si...” Yan Xuan adı tekrarladı ve aynı gülümseyen suratla yanıtladı, “Minik bebeğin adı ne kadar da güzelmiş.”

Bana bebek deme demedim mi! 

“Uyku komasına girmeden önce, yirmi sekiz yaşındaydım.” Yani artık bana bebek demeyi keser misin?

“Oh.” Yan Xuan kafasını salladı, “Demek sadece adını değil, yaşını da hatırlıyorsun. Bebeğim ne kadar zekiymiş öyle.”

“...”

“Korkma!” Yan Xuan, bir sandalye çekip Yao Si’nin yanına oturdu. Aynı tatlı tonla konuşmasına devam etti, “Yan amcan buradaki işlerini halleder halletmez eve döneceğiz. Bebiş sadece nennen yapıp mamasını ham yapsın tamam mı?”

Ham mı yapsın? Nennen mi...

-_-!

“Durun.” Demek az önce şaka yapmıyordu, cidden Yao Si’yi bebek olarak görüyordu, “Ben çocuk değilim.”

“Biliyorum, benim bebeğim 28 yaşında bir yetişkin.” Yüzünde anlayışlı bir ifade vardı. Yao Si’nin sözlerinin bir kulağından girip diğerinden çıktığı çok belliydi.

Yao Si’nin dudağının kenarı seğirdi, kan yerlilerinin yüzlerce hatta binlerce yıllık yaşamları aklına geldi.

Siktir! 28 yaş gerçekten de veletti onlar için.

“Yanlışlıkla uyandırılmış olsan da bebeğim hiç endişelenme, amcan babacığını bulacak, söz veriyorum. Ama o zamana kadar beni vasin olarak görebilirsin.”

Vasi mi? Onu kan yerlisi yapan kişiyi mi kastediyordu? Yao Si’nin hiç umudu yoktu. İlk uyandığı zaman bulamadığı birini, bunca yıl sonra bulabilmesi mucize gibi bir şey olurdu.

“Bebeğim hiç endişelenme.” Bir kere daha kafasını okşadı. “Amcan burada olduğu sürece kimse sana bulaşamaz.” dedi ve birilerine anlamlı bir bakış attı.

Zaten umutsuzluk içinde yüzen Lu Ren, bu sözleri duyunca taş kesildi. En ufak bir darbeyle un ufak olacak gibi görünüyordu.

“A... Yan Amca.” Yao Si gördüklerine daha fazla dayanamadı. Ne olursa olsun, yaşlı adam saatlerce ayak işlerine koşup, defalarca özür dilemişti. “Yaşanan olaylar yanlış anlaşılmadan ibaret. Şu bahsettiğiniz yeni doğan olamam ben. Uyku komasına girmeden önce 28 yaşında olsam da... Oldukça uzun bir süre uyudum.”

Julyen takvimi 2017 yılından olduğunu açıklamadan önce bir süre düşündü. Nasıl olsa kan yerlileri galakside bilinmiyor muydu artık? Sözünü edemeyeceği bir şey kalmamış olsa gerekti. Sebepsiz yere yaşanan konuşmasını, Doğulu ve Batılı kan yerlileri arasındaki savaşı her türlü olayı en ince ayrıntısına kadar anlatmıştı.

Yao Si, anlattıklarını duyan odadakilerin şaşkın bakışlarını bekliyordu. Sonuçta koca bir gezegenin yok oluşuna kadar uyumamış mıydı? Kan yerlileri için bile milyarlarca yıl yaşamak nadir görülen bir şeydi.

Ancak Yan Xuan’ın ifadesinde en ufak bir değişiklik yoktu. Tekrar konuşmadan önce bir süre sustu.

“Genetik hatırlarının kalıntılarını hala taşıyorsun.”

Genetik hatıralar mı? O da neydi?

“Demek her şeyi hatırlıyorsun...” Yao Si’nin başını okşadı ve baş parmağını onaylar şekilde kaldırdı. “Aferin bebeğime.”

Bebek Yao: “...”

İyi madem, sen öyle diyorsan...

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu



Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (4)

1294 puan
LepiFro1 hafta önce
Üye
Bebek dediği herkese tek atmasa bari sonuçta vampirler 100. Nesli filan geçmiştir herhalde

255 puan
deden181 hafta önce
Üye
çeviri için teşekkürler

116 puan
OkuyucuS02 ay önce
Üye
Yan amca babayı bulacak

42 puan
AdelMyron2 ay önce
Üye
Ya ldkfdkfkdkvk çok güzel ama bu cldkkdlffk Emekleriniz için teşekkürler 💜