POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
En Güçlü Sistem Oku
En Güçlü Sistem
Bir Grup Çöp Gelin Vurun Bana

Cehennem Online Bölüm 115: Bölüm

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 119
Tarih : 08 Eylül 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Elimdeki kuru ağaç dalını yere batırdığım gibi irkildim, üç tane adam derme çatma siperimizin yanı başına kadar gelmişti.

“Sizi ilgilendirmez bakın işinize!”

Gelenler, etrafta dolaşan moblardan birkaçıydı, tankımız öne çıkıp tedbiri ele aldı.

“Abi gel gidelim, dedim sana!”

“Hadi abi, aksi tipler bunlar!”

Üç kişinin ikisi genç, bir tanesi yaşça onlardan daha büyük olan biriydi, genç olanlar Şükrücük’ ün cevabında sonra gerildiler.

“Sakin çocuklar!”

Abileri Gencoları yatıştırdıktan sonra yaptığımız şeye bakarak konuştu.

“Haklısın bizi ilgilendirmez ama bu yaptığınız neyse çok ayakta durmaz!”

Bu son sözler çok ilginç oldu, muhabbete katılmadan edemedim.

“Neden abi, kötü mü olmuş iskelet?”

“Ya abi bir de soruyorlar, hadi gidelim yavaş yavaş!”

Bağrı yanık gençlerden birinin siniri geçmemişti belli ki, dinlemeden ters yaptı.

“Sakin ol Varoşfit!”

Abileri genci omuzuna bir kez vurarak durdurdu, o an çocuk hemen sustu.

“Bakın bu karkas olmaz!”

“Kim demiş olmaz diye? Hem nasıl yapacağımızı biliyor musun?”

Konu buraya kadar gelince, büyücü mimar Elenora dâhil olma gereği gördü sanırım ama epey de sert girdi.

“Ben diyorum olmaz diye, nasıl yapacağınızı bilmiyorum ama bu zayıf bağlantılarla neyle doldururlarsa doldursunlar sağlam durmaz!”

“Güleyim bari, peki buzla kaplasam her yanı yine de olmaz mı?”

Elenora ile inatlaşan adam donup kaldı, kafasının üzerindeki Kalfa yazısı bile yere düşecekti neredeyse.

Pes etmedi ama yaptığımız iskeletin etrafında bir tur atıp geri geldi

“Siz bunu ne için yapıyorsunuz?”

Meraklı çıktı herif, saldırmıyordu ama soru bombardımanına tutacakmış gibi bir hali vardı.

“Üzerimize saldıracak insanlardan korunmak için?”

Elenora lap diye söyledi niyetimizi, işin komik yanı bundan sonra başlayacaktı.

“Şu arka tarafta bir bağlantı var, hafif dışa bakıyor. Bunu bir bütün olarak dondursan bile orası hafif çıkık kalır. Eğer saldıranların içinde benim gibi inşaattan anlayan varsa bulur orayı, yıkıverir tüm siperi!”

“Dayı neden her yerde işimizi söylüyorsun?”

İnşaatta kullanılan tüm kasları gelişmiş, kalanlarıysa yerinde sayan adamın arkasındaki gençlerden biri sitem dolu bir tınıyla konuştu.

“Ne oldu Malacı utandın mı? Bizim işimiz bu oğlum inşaat amelesiyiz biz, öğretmenlik, polislik neyse bu da onlar gibi bir meslek!”

Adam biraz daha söylenecekti ama Elenora izin vermedi.

“Kalfa gel dediğin yere bir bakalım!”

Adam tamam der gibi başını sallayıp hareket etmeye başladı, o an tankımız ileri atıldı.

“Ben de geliyorum!”

Şükrücük bunu büyücümüzün tek canı kaldığından mı yoksa kıskandığından mı yaptı çıkaramadım.

Bunların işi uzun, ben ve Toraman iki gençle baş başa kaldık. Ortam birbirini tanımayan insanların zoraki şekilde bir arada durdukları anlardaki gibi, lüzumsuz bir gerginlik var.

“Beyler hangi rüzgâr attı sizi buraya böyle?”

Muhabbeti açmak için soru sormak ata sporu olduğundan lafa böyle girdim, Gencoların pek hevesi yok gibi.

“Halk konseri var oraya geldik, siz ne arıyorsunuz?”

“Biz de halk konseri gelmiş olamaz mıyız?”

Cevap bizim genç irisinin hoşuna gitmemiş olacak ki uzun süren suskunluğunu bozdu.

“Şu üstünüze başınıza baksanıza, siz de arabesk dinleyecek tip var mı?”

Dediğini yapıp baktım, vallahi tam arabeskçi tipim var ama yanımdaki Toraman’ın şekilli zırhı nedeniyle kurunun yanında kim vurduya giden yaşa dönüyorum.

“Siz bu kafayla çok yaşamazsınız, bırakın bu ezik triplerini!”

İki bin model kafayla seksen civarlarını eleştiriyordu genç irisi ama bu tavrı karşımızdaki ikilinin dilinin bağını çözecekti.

“Trip ne demek anlamadım ama gel sen de bizim gibi haftanın yedi günü inşaatta çalış, bak bakalım ezilmek nasıl oluyor. Öyle davulun sesi uzaktan hoş geliyor!”

“Paranızı almıyor musunuz arkadaşım, çalışıyorsun aslan gibi neyinden utanıyorsun da dayına çemkiriyorsun?”

Toro ince yerden yakaladı, verecek cevabı kalmamıştı, yanındaki çocuk lafa girdi.

“Kardeş baştan biz de söylüyorduk ama sonradan vazgeçtik. Herkes sizin gibi düşünmüyor, ameleyiz dedik mi selamı kesenler oldu? 

“Bak bu kardeşimin sevdiği kızı istemeye gittik, ne iş yapıyorsun diye sordular? İnşaatta çalışıyoruz deyince vermediler, neymiş en az fabrikada sigortalı bir işi olmalıymış damatlarının!”

Yeminle dönem yerli filmlerinin içine girmiş gibiyim, sigortalı iş sormalar, kız istemeler falan.

“Dayanamadım, ben fabrikada çalışan adamdan üç kat fazla kazanıyorum dedim!”

“Ee, ne cevap verdiler?”

Ben cevabı çok iyi biliyordum, Toraman’sa bir heyecan yaptı.

“Onun emekliliği var, ikramiyesi var dediler!”

Ne zamanlarmış be, insanlar emekli olunca aldıkları ikramiyeye güvenip çalışabiliyorlarmış. Patronları iflas ettim diyerek paraları gömüp kaçmıyormuş veya hop kanun değiştirilip hakları ellerinden alınmıyormuş.

Hayal meyal hatırlıyorum, insanlar emekli ikramiyeleriyle direkt ev alıyorlardı, tek adamın koca aileyi çekip çevirebildiği zamanlardı.

“Sonra soruyorlar neden arabesk dinliyorsunuz diye, ne dinleyecektim opera mı?”

Gencolar fena dolmuş, keşif turundakilerin de geleceği yok, muhabbeti harlayım biraz

“İyi güzel de bu elinin kolunun hali ne? Yenilikçi sanatsal çalışmadan hallice durumları!”

Bilekten omuza faça içinde kolları, bazıları iki parmak yarılmış.

“Kız beni seviyor, ben de kızı seviyorum ama ailesi vermeyince mecbur severek ayrıldık. İçimde bir öfke yanıp kavruluyorum, şeytan diyor git kaçır ama nereye diyor sonra başka biri. Anasına babasına bir şey yapacağım üzülecek, onun zaten saçının teline kıyamam, baktım olmuyor vurdum kendime!”

“İçimin acısının yanında bunların acısı ne ki meze olamazlar yanında. Kimseye zarar vermeyelim diye kendimize kıydık, yine de adımız psikopata çıktı. Derdim var derdim, çaresiz derdimin fotoğrafları bunlar.”

Ne diyebilirim ki, seviyorum diyerek insanlara zulüm edenlerin yanında bu çocuğun haline edecek lafım yok. Neyse ki zemin etüdünü yapan ekip geldi, vallahi ben ölmeden önce bu kadar zamana binayı dikiyorlardı.

“Kalfa ile gezdik ve gösterdiği yerler dışında birkaç aksaklık daha bulduk, sağ olsun kendisi bize yardım edebileceğini söyledi!”

Elenora açıklamasını yaptıktan sonra Malacı ve Varoşfit’ in suratları asıldı, işin ucunun onlara da dokunduğunu biliyorlardı.

“Abi zorla bir gün izin aldık konser için, nereden çıktı bu iş şimdi? Bak neredeyse akşam oldu, gel biz önlere doğru yer kapmaya gidelim?”

Hevesleri kırılmıştı ama son bir şans zorladılar dayılarını.

“Yeğenlerim burada bir saatlik iş ya var ya yok. Gelin şunu halledelim. Konser kaçmıyor, gider dinleriz!”

Sakince açıkladı Kalfa, gençlerin de gönlünü yapmak istiyordu.

“Ne konseri var bugün?”

Şükrücük’ de merak etmişti, ne de olsa Orhan’cı o da.

“Abi tüm babalar burada bu akşam. Orhan, Müslüm, Ferdi, İbo!”

Gözü parladı Genco’nun, isimleri söylerken bile göğsü bir inip bir kalkıyordu ama dayıları da dediğim dedikti.

“Önce burasını bitireceğiz, ne kadar çabuk başlarsak o kadar erken biter!”

Nasıl bir duruma düşmüştüm belli değil, kesmemiz gereken moblarla beraber siper yapıyoruz hem de adamların planlarını bozarak.

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

...


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)