POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Cehennem Online Bölüm 70: Gereksiz Çıkış

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 152
Tarih : 28 Mart 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

“Yeğenim hadi şu eşyalara bir bakalım artık!”

Sonra neden bizden büyük adam çıkmıyor, şurada küçücük bir kişisel aydınlanma yaşamak istiyorum ama ne çare, partimizin eşya müptezeli yakamı bırakmıyor.

“Bakalım abim bakalım, daha otobüse yetişeceğiz ya hemen bakalım!”

Şükrücük’ ün de bir umurundaydı beni serzenişlerim sormayın, ağzımdan ganimetlerle alakalı çıkan sözler dışındakiler kafasına çarparak geri sekiyordu.

“Al da rahatla, üzerinde paralansın!”

Şansa mı yoksa bilinmeyen kozmik güçlerin yanında olmasından mı bilinmez boşu yoktu tankımızın, eksik olan bölgelerinden biri için gereken ekipman onu bekliyordu.

“Vay vay vay miğferim de geldi, değmeyin keyfime!”

Şükrücük göz ucuyla baktığı eşyasını övmeye başlayınca, daha öne hiç olmadığı şekilde Toraman cephesinden çatlak sesler yükseldi.

“Max, iyi güzel de neden ilk o alıyor her şeyi!”

Soru beklemediğim yerden gelmişti, liderliğimin sorgulanması değil de böyle bir an da itham edilmek hoşuma gitmeyecekti.

“Abi, rica etsem o kaskı Toraman’a verir misin?”

Harbi bozulmuştum, artık sesim nasıl çıktıysa Şükrücük gibi bir eşya manyağı bile sözümü ikiletmeden uygulayacaktı.

“Ya ben onu mu dedim, hani biz de bilseydik ne olduğunu!”

“Yok, abim al sen bunu, sana daha çok yakışacağına eminim!”

Toraman geri vitese takınca tankımız pati ile kalkarak tampon tampona dayadı hemen, sanırım verdiğim miğferin adını okumuştu.

“Eh maden ısrar ediyorsun, alayım bari.”

“Al tabi koçum ama hemen giy de heybetini görelim.”

Mahcup görünmeye çalışsa da sevinçliydi genç irisi, benden az mob kestiğinden mi böyle yaptı yoksa son savaştaki durumundan mı utandı bilinmez, ilk defa bir eşya için sesini çıkarmıştı.

Keşke buraya neden düştüğümüzü unutmasaydı, sadece tek bir küçücük hata yüzünden cehennemlik olmuşken yine aynısını yapmıştı.

“Hey yavrum be, bundan sonra sadece sopayla değil, boynuzlarınla da düşmana korku salacaksın anlaşılan!”

Eh olacağı buydu, üzerindekilerin her biri bambaşka komedi unsurları barındıran tankımızın da ağzına düşmüştün işte Toraman efendi.

“Toro, yeni ekipmanını tanıtmak ister misin bizlere?”

Yanlış anlamayın sakın, kendimi aşağılanmış gibi hissetmedim. Hani bazen olur ya, siz aslında bir kişiye iyilik yapmak istersiniz ama o ısrarla kendini kötü duruma düşürmek için çabalar, işte tüm olan buydu.

Öküzbaş Alyon’ un Miğferi

Seviye - 15

Hayat Puanı – 20

Savunma – 20

Dayanıklılık – 20

- Miğferin üzerindeki iki boynuza denk gelen saldırılar %20 oranında zayıflar.

- Miğferin seviyesinden düşük olan silahların kırılma şansı %15.

Genç irisi yeni eşyasını tanıtırken tüm gözler ondaydı, metalin üzerine hayvan postu kaplanmış kaskın, iki koca boynuzundan başka bir şeyi göremiyordu gözlerimiz.

Az önce sevinçle aydınlanan yüzü kararan keşişimiz, sözlerini tamamladığında herkes benim neden hiç beklemeden eşyayı Şükrücük’e verdiğimi anlamıştı. Gerek şekli, gerekse özellikleri nedeniyle bu miğfer tam olarak onun içindi.

“Şimdi sırada ikinci ekipmanımız var, yine bir kask var elimde. Rimel senin masken var, özellikleri dolayısıyla benden çok tankımızın işine yaradığından ötürü ona veriyorum. Bir itirazın var mı?”

“Yok, Max abi, sormasan da olur!”

Genç kız Toraman’ın yaptığı gereksiz çıkışın altında eziliyordu, amacım bu değildi ama bir itirazla daha uğraşamazdım.

“Sağ ol yeğenim, hemen bakıyorum neymiş acaba bu miğfer!”

Druid Kaskı

Seviye - 15

Büyü Puanı – 20

Çeviklik – 20

Bilgelik – 20

- Kask kuşanıldığında, tüm yeteneklerin Büyüsel Enerji tüketimi %20 oranında azalır.

- Kask aynı elementten yapılan başka bir ekipmanla beraber kuşanıldığında, tüm istatistikleri %30 oranında artış gösterir.

Aynı birkaç dakika öncesi gibi yeni eşyasını kuşanan kişiyi izliyorduk ancak tek bir fark vardı, bu sefer gözlerimiz hayretten değil hayranlıktan açılmıştı.

Şükrücük’ ün kaskı yekpare koca bir kütükten oyulmuş gibi duruyordu, göz kısımlarındaki keskin yarıkların özensiz ancak etkileyici görüntüsünü, çene kısmına doğru incelen maske şeklindeki bölgenin sivri çıkıntısı kusursuzca tamamlıyordu.

Böyle bile olsa, iş özelliklere geldiğinde bir kez daha kararımın sorgulanmasının ne kadar aptala olduğu ortaya çıkacaktı, boynuzlu miğfer Alyon için en iyi seçenekken, tahtadan oyulmuş kask sanki Toraman’a siparişle hazırlanmıştı.

“Abi, eşyaları değiştirelim mi? Özelliklerine bakılırsa en iyisi bu olacak gibi!”

Bir bok yedin bari otur aşağı değil mi? Buna sanırım sıçtığını sıvamak deniliyordu, kusura bakmayın ama genç irisinin yaptığı işe daha uygun bir tanım düşünemiyorum.

“Yok, kardeşim böyle gayet iyi, sen şimdi o boynuzlarla ne canlar yakarsın kim bilir, hiç kıyabilir miyim ben sana?”

Bunca zaman tankımızı oldu bittiye getirip tüm o tuhaf eşyaları giydirdiğime uyanamayan Toraman, sanırım artık neler döndüğünü anlamıştı ancak ne çare eşya elinden uçup gitmişti.

“Son olarak bir eşya daha var ve buda kask tipi, Rimel önce bir bakmak ister misin?”

Tek donanım varken biz iki kişiydik, centilmenlik gereği genç kızın kararı vermesini uygun görmüştüm.

“Max abi bende aynı tipte eşya var, bunu sana bırakmalıyız!”

Ah ulan eşşek herif, kızcağız daha bakmadan korku içinde bana bıraktı ekipmanı. Ne olurdu insan gibi bekleyip daha sonra niyetin neyse belli etseydin, yanmış gibi attın kendini ortaya.

“Teşekkürler, Rimel!”

Envanterden hemen kuşandım yeni kaskımı, ne kadar da hafifti, elimle yoklamasam orada olduğunu bile hissetmeyecektim.

Çekirgenin Bandanası

Seviye – 15

Atak – 20

Güç – 20

Çeviklik – 20

- Kuşanıldığında, aynı materyalden yapılma ekipmanlarla set olarak her biri için Saldırı Hasarını %5 arttırır.

- Kuşanıldığında, başa gelen darbelerde %10 ıskalama şansı kazandırır.

Gayet güzel bir hasat olmuştu benim adıma, keşke Toraman’da adam olsaydı da bu durum tüm parti adına da geçerli olabilseydi.

“Zor oldu ama içeri girmek için kendi yolumuzu açabildik, umarım hepimiz yaşananlardan ders çıkararak hareket ederiz bundan sonra!”

Yük arabası için yapılmış rampadan yavaşça çıkarken son sözümü söyleyecektim, eski günlere döndüğüm şu anlarda konuyu uzatarak keyfimi kaçıramazdım.

Zaten ortalık grinin elli tonuyla bezenmişti, o gezdiğiniz alışveriş merkezlerinin görünen kısımları ne kadar şenlikli, yanardöner veya janjanlıysa, arka tarafı da bir o kadar kasvetli olurdu.

Müşteriler için ayrılan geniş meydan, şık cam korumalıklarla çevrelenmiş yürüyüş yollarının aksine, personel harici giremez yazan kapıların ardı dar koridorlar ve türlü borunun bir arada ilerlediği basık tavanlardan oluşmaktaydı.

Bilmeyenler için küçük çapta bir labirenti anımsatacak yerlerde ben ise sudaki balık gibiydim, amacım yangın merdivenine ulaşmak olduğundan, hızla binanın dışından bakınca tahmin ettiğim yere doğru yöneldim.

“Max yeğenim, asansörü kullansak olmaz mı?”

Yol üstünde iki tane yük asansörünü es geçmem Şükrücük’ ün ilgisini çekmiş olacak ki, koşar adım ilerlerken bana bu soruyu soracaktı.

“Normal bir zaman olsa kullanırdık ancak mağaza çalışanları ile gereksiz temasta bulunmayı istemiyorum, biraz yorulacağız ama en azından başımız ağrımayacak!”

Yük asansörünün, işçiyi işçiye kırdırmak konusunda en mükemmel araç olacağını nerden bilecekti ki tankımız. Anlı şanlı sosyetenin, ilk ve biricik alışveriş merkezinin önünde her daim kuyruk olan yük asansörünü görmemişti.

En sonunda yangın merdivenine ulaştığımızda bir süre soluklanmak zorunda kaldık, yavaşça enerjilerimizi doldurup önümüze çıkacak yeni engellere karşı yürüyecektik.

 

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

....


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (1)

18 puan
Generali3 ay önce
Üye


91 puan
Sanseiu3 ay önce
Yazar
@Generali, Teşekkürler, sadece küçük bir alıntı diyelim :)