POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Cehennem Online Bölüm 78: Ağır Siklet vs Max

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 179
Tarih : 25 Nisan 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

“Hey yavrum hey, şu enseye baksana hele!”

“Ayıboğan gibin çocuk!”

Seyircinin konuşmalarını duyunca istem dışı olarak, yavaş ancak sert adımlarla makinenin önüne yürümekte olan Toraman’a bir kez daha baktım.

Gerçekten de, adam köylük yerde yetiştiğini inkâr etmiyordu. Tam organik beslenmenin etkisi midir yoksa genetiğinde mi vardı bilinmez ancak çatısı harbiden sağlam görünüyordu.

“Siz ikinizden önce buraya çıkmak utanç verici olsa da, paralarınızı yerken bunu unutacağım.”

Toraman konuşmasını bitirir bitirmez olduğu yerde bir yarım ay çizerek, yumruğunu makinenin üzerinden sarkan torbaya indirdi.

Bu sefer ses kalabalıktan değil direkt cihazın kendisinden gelmişti, genç irisi yaratana sığınıp gömçürmüştü.

2050!

Hayvan eti yemişin elinin ayarı yoktu, daha doğru düzgün pozisyon almadan az önce kendini yırtan boksörden 300 fazla vuracaktı.

“Tam tutturamadım galiba!”

Genç irisi kalabalığa yan gözle bakarken kendi kendi söylendi, ben ise sanki karşımda onu değil Şükrücük’ü görüyordum. Üzüm üzüme baka baka kararır diye boşuna dememişler, tam olarak tankımızın imza hareketlerinden biriydi bu.

“Bazen kafası yavaş çalışıyor ama akıllı çocuk.”

Benim gördüğümü yanımdaki orta yaşlı adamda görmüştü, bir eliyle sertçe omuzuma vuruyor diğeriyle de başparmağını kaldırıp aferin diyordu.

“Olmaz böyle şey sayın seyirciler! Akıncılar partisinden Toraman bize, iki tonun gerçekten nasıl yazıldığını gösteriyor!”

Spiker coştukça coşuyordu, kalabalıktan gelen çığlıkların yeri göğü inleten gürültüsü altında kinci vuruş gelecekti.

2222!

Evlenecekleri vaktin günü ve ayını aynı rakama getirmeye çalışan işgüzar çiftlere inat, tüm panoyu iki rakamına boyamıştı Toraman.

“Öyle benim direğim iki ton, ardıma vurduruyorum üç ton demekle olmuyor aslan parçaları!”

En sonunda ağzını da bozmuştu genç irisi, yerine dönerken etrafını saran kalabalığa aldırmadan yürüyordu.

“Oğlum sen bu Max’e kaç para yatırmıştın?”

“20 gümüş.”

Şansıma bana bahis oynayan eleman yanımdaydı, her ne kadar övünülecek bir tutar olmasa da Rimel hariç benim adıma para yatıran tek kişi oydu.

“Hocam bırak beni gideyim, şunlara haddini bildirmeden bana rahat yok!”

Boksörlerin antrenörünün yanında uzunca boylu, üst bedeni giydiği kıyafetle gizlenmiş biri vardı. Baştan beri sessizliğini koruyan bu kişi, Toraman’ın aşağılamaları nedeniyle ilk kez konuşmuştu, yaydığı enerjiye bakılırsa rakibin gizli kozunu bulmuştum.

“Senin sıran gelmedi daha, önce Hüsnü gidecek!”

Kendisinin değil de kalan iki boksörden diğerinin yarışacağını öğrenen iri kıyım adam bozulmuştu, onun aksine ilk atıştığımız kişi olan Hüsnü, ceylan gibi sekerek yumruk makinasının önüne gelmişti.

İtiraf edeyim adamlar yumruk atarken görsel olarak çok etkileyici bir görüntü oluşuyordu, bu seferde öncekilerden farklı olmayacaktı.

2100!

Geçememişti, partimizin şamanının skorunu ilk denemesinde geçememişti! Yüzünün şekli değişip yanaklarının kenarlarına uzanan gülümsemesi kaybolan boksör şaşkındı.

“Hüsnü, kendine gel!”

Of of of, yarışmadan önce ona buna akıl yetiştiren antrenörü de al basmıştı. Onca laf, onca hava, birde üzerine girilen bahisten sonra elindeki en iyi iki boksörden biri onu yarı yolda bırakacak gibiydi.

Derin derin nefes aldıktan sonra bir daha vurdu Hüsnü, şimdi tüm gözler yavaş yavaş yükselen puana çevrilmişti.

2100, 2120, 2150, 2180, 2200, 2220, 2221!

Yutkunduktan sonra boğazındaki o hafif bombenin hareketini net olarak görmüştüm, rakibimizin lideri sayılan adamın hevesi kursağında kalmıştı.

“Geçemedi sayın seyirciler! Anadolu Kaplanı lakaplı Toraman’ın skoru, Boksörler’ den Hüsnü tarafından geçilemedi!”

Spiker bağırdığında bir gürültü seyircilerin olduğu yerden yükseliverdi, beklenmeyen olayların gelişmesi her zaman büyük ses getiriyordu.

“Kim bunlar böyle? Üç kişiyle koca Boksörler’ in tozunu attılar!”

“Boşuna değilmiş adamın bahsi yükseltmesi, ah eşşek kafam.”

“Keşke biraz altın yatırsaydık Akıncılar’a!”

Büyük gazla gelen yarışmacı genç irisini geçemeyince ahlar vahlar uçuşmaya başladı, bir takım insanlarsa çok daha temkinliydi bu konuda.

“Belki de ellerindeki en büyük kozu oynadılar, Boksörlerin son yarışmacısı 2222 yi geçerse yarışma bitebilir!”

Bu lafı ilk kim söyledi göremedim ama kulaktan kulağa yayılan iddia her şeyi başa çevirecekti. Para kaybetme ihtimali olanlar biraz daha durulabilmiş, tüm gözler merakla sahneye çevrilmişti.

“Bir itirazım var, son yarışmacımız ilk yumruğunda en yüksek puanı geçerse sıradaki vuruşu diğer tarafın yapmasını istiyorum.”

İlginç bir çıkış yaptı orta yaşlı çalıştırıcı, galiba o da benim sona bırakılmış bir balon olduğum konusunda emindi.

“Oyunbozanlık yapma, gönderdiğin çocuk en yüksek puanı geçemedi, adam gibi çıkın iki vuruş yapın!”

Tam olur diyecektim ki partimizin tankı gür sesiyle kükredi, kendi yapınca iyiydi de başkası mızıkçılık etti mi dayanamamıştı.

“Korktun mu yoksa, köy tavuğu!”

Yani buna da kanıp kızacak adam mı kaldı? Evet, kalmış, yanımdan hızla fırlayan Şükrücük’ü üç adım sonra yakalamasaydım, kızdıktan sonra neler olacağını da görecektim.

“Senin ananı laciverte boyarım!”

Bin dokuz yüz yetmişlere kadar gidip küfürü oradan getirdi Şükrücük, eli ayağı titriyordu.

“Kabul ama bahis 5000 altın oldu.”

Miktarı bir kere daha arttırdım, başlangıçta bin altın olması düşünülen bahis şimdi tam beş katıydı.

“Küskü haddini bildir şu sefillere!”

Cevap vermedi orta yaşlı adam, yanı başında duran çam yarmasına gerekli emri verdi sadece. Gerçekten de çok iriydi herif. Tamam, bende kısa sayılmam da bu bambaşka bir modeldi, hem enine hem boyuna gitmişti.

Üzerinde kapüşonlu bir üstle sahneye çıktı, önceki arkadaşlarının aksine acele etmedi. Önce iki ayağını yana açıp aralarındaki mesafeyi istediği ölçüye getirmek için uğraştı, ardındansa sarkan torbaya vurmadan bir iki vuruş denemesi yapacaktı.

En sonunda ise nihayet yumruğunu indirecekti, yok böyle bir ses, hantal cihazın önü bir parmak havaya kalktı.

2700

“Oldu sayın seyirciler! Boksörler’ in son yarışmacısı Küskü, ilk vuruşunda şu ana kadar elde edilmiş en yüksek puanı kazandı!”

Alkış kıyamet, yüce Hulk galeyana geldi bile. Parayı rakibimize yatıranlarda özellikle bir neşe, yüzleri ışıl ışıl kerataların.

“Toro, etkiyi yenile!”

İş ciddiye bindi, karşımdaki adamın şakası yok. Birkaç adım kenara çekilmiş vaziyette, benim gelip vuruşumu yapmamı bekliyor.

O vakit istediğini verelim, bizde üç onluk delikanlıyız sonuçta. Sakince ilerleyip makinenin sağ tarafına yanaştım, kendimi uygun açıya aldıktan sonra verdim coşkuyu.

Ölümcül Kroşe

Edindiğim ikinci yeteneğimi kullanarak yaptığım vuruştan sonra ne ses çıktı, ne de makine kendinden geçmiş gibi sallandı, tok bir yerine oturma sesi vardı sadece.

Dönüp rakibim olan Küskü’ye baktım, gözleri kocaman olmuş. Onun aksine kalabalık gayet sakin, az önceki curcunanın esamesi okunmuyor.

“İnanılmaz, bugün tarihi bir mücadeleye tanıklık ediyoruz. Akıncılar’dan Max rekoru bir üst basamağa taşıdı!”

3000!

Ulu Manitu, bu kadarını bende beklemiyordum! İron Mike’ın imza hareketi olan sol kroşeyle sahibinden daha fazla bir güç üretebiliyordum.

“Ha! Ha! Ha! Bağırsanıza ulan, ne oldu dilinizi mi yuttunuz?

Şükrücük kelimeler ağzından taşıyormuş da, son anda yakalayıp söylermişçesine dolu dolu konuşuyordu. Diğerleri suskundu, hayatlarında ilk defa böyle bir skor görüyorlardı sanırım.

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

...


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)