POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Cehennem Online Bölüm 79: Demir Yumruk Max

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 51
Tarih : 01 Mayıs 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

“Boksörlerden Küskü, son vuruşunu yapmak için geliyor!”

Spiker, kalabalığa inat coşkulu bir biçimde bağırıyordu, hakkını vermek lazım işin kızışmasında onun payı büyüktü.

“Hadi beyler, bekleme yapmayalım!”

En az onun kadar ortamı geren biri varsa o da Şükrücük’ den başkası olamazdı, rakibin olduğu yere doğru bakarak konuşuyordu bizimki.

“Hadi oğlum, sustur şunları!”

Kır saçlı çalıştırıcı, elinde kalan boksörüne son gazını vererek sırtına sertçe vurdu. Aslında pek gerekte yoktu zira Küskü kapüşonlu üstünü bir kenara atmak üzereydi.

“Hey yavrum hey, analar ne yiğitler doğurmuş!”

“Bu ne be abi, adama baksan!”

“Kesin protein tozuyla yapmıştır!”

İri yarı boksör, tüm üst bedenini açıkta bırakan hareketi yaptıktan sonra, skorum nedeniyle lal olan kalabalıktan tek tük sesler çıkmaya başladı. Yalnız hakları da vardı, kapağında ’10 günde sixpack, bilmem kimin idman sırları, yaza yağ yakarak girin’ yazan dergilere poz veriyormuş gibiydi herif.

Her bir kas grubu ayrı ayrı tonlanmıştı, dik omuz başlarını enli trapezleri, bicepslerini tricepsleri tamamlıyordu. Belden yukarısı yunan heykeli gibiydi, umarım aşağısı da aynı onlara benziyordur yoksa durulmaz buralarda.

“Boksörlerin son umudu Küskü, vuruşunu yapmak için sahnede!”

Ben kafamdan kurarken yürüyen dumbbell makinanın başına geçmişti, öncekinden çok daha titiz şekilde kendini ayarlıyordu. Nefes alışverişleri sıklaşmıştı, kaslarında çıkan damarlara bakılırsa kanını deli gibi pompalamaktaydı.

Ardından kulak yırtan bir nara attı, düşmanın üzerine koşan bir savaşçı gibiydi. Yumruğunu indirdiğinde öncekinden çok daha görkemli bir ses, yarışmanın yapıldığı alanın duvarlarına vurarak tüm kata yayılacaktı.

Makine bir karış kalkmıştı yerinden, geri indiğinde çıkardığı ses yumruğunkini eko yaparak takip ediyordu.

3500!

Yarmanın evladı bütün ritüelinin meyvesini 500 puan fazla vurarak alacaktı, neyi var neyi yoksa hepsiyle vurmuştu belli ki.

“Mucizeler ardı ardına geliyor, Küskü son puanının üzerine 800 ekleyerek farkı açtı. İki vuruş arasındaki puan kadar skoru olmayan yarışmacılarımız var, inanılır gibi değil sayın seyirciler!”

Lafı edilen kişiler hemen boyunlarını bükmüştü, gerçekten utanılacak bir durum oluşmuştu zavallılar için.

“Hadi geçin bakalım, adamsanız bunu da geçin!”

Orta yaşlı çalıştırıcı elini kolunu birbirine tuhaf biçimlerde geçirerek bağırınıyordu, adamının aldığını puanı onunda beklemediğini zannediyorum.

“Bağırma lan düdük, iki dakika sabret göreceksin adamın hasını!”

Tankımız karşı cephenin taşkınlığını hoş görme niyetinde değildi, etkiye tepki kuralının ispatını yapıyordu.

“Toraman, Rimel’ in yanına geç sen, ne olur ne olmaz!”

Makinanın başına geçmeden önce her ihtimale karşı şifacımızı korumaya aldım, sakin adımlarla spikerin olduğu yere doğru yürürken, gözüm kalabalığın üstündeydi.

“Beklenen an geldi, Akıncılar’ın son umudu sahnede. Büyük rekabet birkaç dakika sonra nihayete erecek. Küskü’nün akıl almaz rekoru kırılacak mı, yoksa Max ona güvenenleri yüz üstümü bırakacak. Hepsi az sonra!”

Ne uzun konuştu bu sefer, iki ayağımı yere sabitlemiş halde onu beklerken bir ara uyuyacağım gelecekti.

“Bitti mi?”

Bu kadar gürültüye gerek yoktu, beni bugünlere getiren yeteneğimi kullanma vaktim gelmişti.

“Durdurulamayan Yumruk!”

Belime çektiğim sıkıca yumruk olmuş elimi, sarkan torbaya ışık hızında indirdim. Tık diye bir ses geldi, onun dışında çıt yoktu.

Hemen sonra rakamlar deli gibi hareket ettiler, cihaz saymaya direkt 1000 den başlamıştı. Beş saniye geçmeden 2000 i görmüştük, çok değil yarım saat önce milleti deliye döndüler bu puan, şimdi normal karşılanıyordu.

3000 çok sürmeden kendini gösterdi, asıl film başlıyordu. 3400 ve hala hız kesilmedi, bir nefes sonra 3500 rakibimin gövde gösterisi yaptığı sayı.

Psikolojik eşiğe dayandık diyebilirdim ancak demeyeceğim çünkü makinenin üstünde artık 4000 yazıyordu. Nefesler tutulmuştu, baştaki 4 sabit kalsa da kalan üç sıra aynı hızla dönmeye devam ediyordu.

4600 en büyük rakibime, 4700 bana komik bahis oranlarını verenlere, 4800 kesin ekibin en zayıfı diyenlere, 4900 üzerime 20 gümüş yatırana tokat olmuştu.

5000!

Bir süredir delicesine çalışan cihaz tık deyip durdu, üzerinde gayet okunaklı bir skor vardı. Defansı hiçe sayan yumruğum, Toraman’ın güçlendirmesi, bu güne kadar edindiğim ekipmanlar ve istatistiklerim birleşerek bu çarpıcı sonucu getirmişti.

“Bitti, herkes evlerine millet! Bunun üzerine ne söyleyecek söz, ne de yapılacak bir şey var! Akıncıların lideri Demir Yumruk Max, uzun yıllar kırılamayacak bir rekora imza attı.

En sonunda bana da bir lakap bulmuştu spiker, her ne kadar klişe olsa da hoşuma gitmedi diyemem. Arkamı döndüğümde, şaşkın bakışlara aldırmadan iddiamızı gerçekleştirdiğimiz masaya doğru ilerledim, bugünün vurgunu epey yağlı olacaktı.

“Şu benim 5000 altını alabilir miyim?”

Tutarı bağırarak söyledim, ne tesadüf tam da benim skorla aynıydı. Hostes kocaman bir kese içinde takdim etti güzellerimi, hiç beklemeden çantamın içine atıverdim.

“Rimel, bana oynadığın bahsin tahsilatını yapabilirsin!”

Toraman’ın korumasındaki hanım kızımız, abuk orandan üzerime oynadığı miktarın hasadını yapmak için ilerledi.

Zindana girmeden önce elimizde avucumuzda ne varsa harcamıştık, yol boyu karşımıza çıkan galeyana gelmiş kalabalık ve güvenliklerden ancak 800 altın toplayabildik.

“Max’e yatırdığım bahsin ikramiyesini almaya geldim!”

Yarışmayı düzenleyenlerin dışında, bazı kişiler tarafından organize edilen illegal bir bahisti bu. Masalarının başına gelen genç kızı görünce hiç mutlu olmamışlardı.

“Bir yanlışlık oldu, biz oranları belirlerken virgülü yanlış yere koymuşuz!”

Biliyorsunuz kazanmama açılan bahis 11,5 oranlıydı, müthiş sürprizden sonra kurnazlar bunu 1.15 e düşürmenin peşindeydiler.

“Ben gayet eminim 11,5 olduğuna hatta buradaki herkes de gördü oranı!”

Rimel geri adım atmadı, hakkımız olan parayı almak için sonuna kadar savaşacağını belli ediyordu.

“Yanlışın var hep böyleydi, kimmiş o 11,5 oranını gören?”

Bizimkilerle konuşan, paraları toplayan şen yüzlü çocuğun aksine tipi bozuk biriydi, oturduğu yerden kalkarak yarışma alanında toplanan kalabalığa ters ters bakıyordu.

“Bak, kimse yok!”

“Ben gördüm!”

Tam yerine oturacaktı ki, bana 20 gümüş yatıran eleman dayanamayıp bağırdı.

Gözleri kocaman açıldı bahisçinin, beklemediği çıkış sonrası kafasıyla işaret ederek adamlarına çocuğu indirmelerini söylüyordu.

“Bir kişi bulup beni mi soyacaksınız, oran 1.15 işinize geliyorsa!”

Sonunda ağzındaki baklayı çıkaran tipi bozuk, koltuğuna oturduktan sonra ayaklarını masanın üstüne atıp gözdağı verirken, Rimel ile Toraman’ın etrafını on kadar adamıyla sarmıştı.

“Sana son kez soruyorum, adam gibi 9200 altını veriyor musun? Bu benimle son konuşman, yoksa artık bununla muhatap olacaksın!”

Etrafındaki kalabalığa aldırmadan Şamar Oğlanının Asası’nı çekti, artık masanın üstündeki ayakların yanında üzerinde şamar kabartmaları olan bir silah vardı.

Farkında değillerdi belki ancak Şükrücük on kişilik çemberin hemen dışına kadar yaklaşmış bekliyordu, bu sırada 20 gümüşlük müthiş bahsin sahibinin yanına gelen iki haydudun karşısına dikilmiştim.

“Vermiyorum ulan, gücünüz varsa gelin alın!”

Tip bozuk bağırınca kalabalık panik içinde alanın kenarlarına doğru kaçışmaya başladı, alışveriş merkezine girdiğimizden beri ilk defa savaşacaktık galiba.

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

.....


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)