POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
Cilt 1

Code Aviella Bölüm 1: İhanetin Karanlık Yüzü

Çeviri : Duk3
Düzenleme : Duk3
Okunma : 438
Tarih : 12 Şubat 2019
Tüm Bölümler Sonraki Bölüm

        Korkuyorum, yalnızım.Yağmur yağıyor ve sisi yüzümde hissedebiliyorum, ihanetin bu denlisi normal gelmiyor. Sicim sicim düşen yağmurda tutulan siyah şemsiyeleri görüyorum hiçbirinin altında durmuyorum sadece donup kalıyorum. Daha dün zorla aldığım takım elbiseyle olduğum yerde donup kalıyorum yağmur yüzünden ıslanıyorum ama umrumda değil içimde kopan fırtınalar yanında bu hiç. Aniden omzuma bir el değiyor. Değdiği an annem aklıma geliyor yere eğik başımı kaldırıyorum o kadar uzun süre yere eğmişim ki ıslanan saçımdan düşen damlalar vücudumda ilerliyor üşüyorum… Unutmak istediğim birisinin eli hala omzumda duruyor yavaş yavaş kalabalık dağılıyor onun eli hala omzumda tıpkı.. tıpkı babam gibi inatçı birisi. Elimi sıkıyorum dişlerimi sinirden geremiyorum ona bakmadan.


‘Ne istiyorsun?’


Ağzımdan 2 gündür çıkan ilk kelimerime hemen karşılık veriyor.


‘Keita,Annen ve baban bu projede önemli bir yer alıyorlardı kaybın için üzgünüm biliyorsun…’ Aniden ona dönüp.


‘Acaba kimin suçu?’


Bağırarak söylediğim için etrafta kalan 2 3 kişi de hızla uzaklaşıyorlar çünkü biliyorlar ki bağırdım kişi patronları ve sorun çıkarsa ilk onlar kovulacaklar. Bu sözü duyan adam irkilerek


‘Bu… bu onların suçu’


Bu kelimeler... Gerçekler cidden acı hissettiriyor... Biliyorum, gerçekler yüzüme vuruldukça önemsiz bir piyon gibi umutlarım yok oluyor. Esen rüzgarı daha iyi hissediyorum ayaklarım çözülüyor titriyorum adam devam ederek.


‘Annen ve Baban çok önemli bilim insanlarıydı. İkiside bu projenin başıydı ama sende biliyorsun daha bitmemiş bir projeyi izinsiz denediler ve sonuçları bu oldu.’


Gülüyorum sadece gülüyorum neden? diye düşünmeye başladım eğer başarılı olsalardı bu dünyadan gideceklerdi akıllarında ne vardı? Ben… Ben beni burada mı bırakacaklardı oğullarını bu her gün değişen gelecekte yalnız mı bırakacaklardı? Adam tekrar bana dönüp


‘Deneye verdikleri hasar kadar yararları oldu. Yaptıklarını asla unutamam. Hayır, ekipçe unutamayız. İşte bu yüzden ekiple bir karar verdik verdikleri hasarın tam olarak onarılmasına ve hazırlıkların bitmesine tahminen 1 ay var. Daha sonra deneyimizin ilk resmi testini gerçekleştireceğiz’


Arkamı dönüp yavaşça adımlarımı atmaya başladım bir anda durup ona cevap verdim


‘Eee, yapılacaksa ne olmuş annem ve babam beni bu dünyada yalnız bırakıp gideceklerdi artık bu konuda bir ilgim kalmadı..’


biraz durup devam ettim adamda sözlerime dikkat vermeye başlamıştı.


‘Hatta bu dünyada olan hiç bir şeye ilgim kalmadı’


Bu sözleri söyledikten sonra arkamı dönüp adama baktım sanki rahatla mışçasına bir bakış atıp devam etti.


‘Birisini arıyoruz, istersen bizzat benim sayemde seni annen ve babanın gitmek istediği dünyaya gönderebiliriz’


Önce irkildim direk reddetmek geldi içimden yada bu insanlarla bir daha görüşmemek. Ama bir süre düşününce bu dünyada kalmam için bir sebep yada birisi kalmadı hem neden başka bir dünyada baştan başlamayı istemeyim?  


‘1 ay ha.Peki,neden ben?’


Adam yutkunarak devam etti.


‘Dedim ya annen ve…’


Yüksek bir sesle sözünü keserek.


‘Ahh,gerçekleri duyabilir miyim?’


Adam yüzünde bir gülümseme yaparak.


‘Biliyorsun, bizimle çalışan her kişinin ailesini bir teste tabi tutmuştuk.’


‘Evet hatırlıyorum o test yüzünden 1 hafta adamakıllı yemek yememiştim.’


‘O test,kapıdan geçebilecek ya da geçemeyecek kişileri belirlemek içindi sende biliyorsun ki devlet bu projeye yardım etmiyor hatta kapatmak için elinden geleni yapıyor.’


Biraz durup bana yaklaşarak.


‘Testten geçebilen 12 kişi arasındasın ve sende bende biliyoruz bu dünyada artık kalmayı kim ister?’


Bu adama hak verdiğim için kendimi öldürmek istiyordum ama haklıydı her gün yükselen deniz suları çıkan savaşlarla yok edilen Dünya gerçekten yaşanmayacak kadar kötü bir duruma gelmişti.


‘12 kişimi?’


Bana bir dosya uzatıp.


‘Evet 12 kişi aranızda sınava tabi tutulacaksınız. 1 ay süren var’


Dosyayı açıp biraz göz gezdirdim içinde deney hakkında pek bir şey yoktu sanki birşey saklıyor gibiydiler ama her ne olursa olsun bende gitmek istiyordum bu yok olan dünyadan bir çıkış yolu bulmuştum.


‘Tamam’


Adam sigarasını yakarak.


‘1 Ay…’


Adamın yüzünde küçük bir gülümseme meydana geldi sonra arkasına dönüp gitti. Ben ise evin yolunu tuttum yağmur ve aşırı sis yüzünden normalde varacağım saatten geç vardım oda arkadaşım evde beni bekliyordu. Hiçbir şey bilmeyen arkadaşım ben içeri girer girmez kolumdan tutup


‘Keita,anlat.’


yüzüne baktığımda üzüldüğünü görebiliyordum, göz altı mosmordu gerçi aynısı benim içinde geçerliydi günlerdir uyumamıştım cenaze işleriyle uğraşmaktan bir halim kalmamıştı. Kolumu tutan Isac'i yavaşça ittim 2 adım geri gitti ve.


‘Neyi Isac?’


Gözlerimden yaşlar süzülerek her kelimede sesimi çoğalttım.


‘Hah, tabi sen bilmiyorsun çalıştıkları proje başka bir dünyaya açılan bir kapıydı onlar.. onlar.. o gece araştırmaları bitince beni ve bu dünyadaki herkesi bir hiçmiş gibi bırakarak bu dünyadan gitmek için o yaptıkları makineyi kullandılar ve şansları her zaman yaver gitmeleri ile ünlü olan bilim insanı annem ve babam o gece olan patlamayla öldüler.’


Bu sözleri duyan Isacle bir süre bakıştık. saniyeler sonra sessiz bir şekilde.


‘Keita…’


Vücudum titriyor,üşüyorum ama artık dayanamıyordum.


‘Yeter Isac dayanamıyorum artık.’


Öyle bir ses çıkmıştı ki komşular kapıya kadar gelmiştiler.


‘Onlar öldüler ve ne oldu biliyorsun tanrı cezalarını verdi cesetlerinden 1 parça bile elimize geçmedi herşey ile birlikte onlarda yok oldu sadece yaptıkları araştırmanın taslakları kaldı.’


komşuların dışardan dinlediklerini hissedebiliyordum devam ederek.


‘1 ay sonra gidiyorum Isac.’


Isac bir anda kafasını kaldırarak şaşırmış bir şekilde.


‘Ne? nereye?’


Elimi Isacin omzuna koyup


‘Bu yüzden ailemden kalan bu evi sana bırakıyorum biliyorum kimsen yok. Bana çok yardımın dokundu, bu yüzden sana bunu borçluyum.’


Isac ayağa kalkıp ağlayarak.


‘Sorumu cevaplamadın?’


‘Sakin ol,biliyorsun senden bir yaş büyüğüm ve bu sene son senem, şehir dışında bir koleji kazandım orda yatılı okuyacağım’


Biraz durup sessiz bir sesle.


‘Buradan kurtulsam yeter.’


Isac bana dönüp kısa bir an bile olsa güldü ve devam ederek.


‘Yoluna çıkmayacağım.’


Kafamı teşekkür eder gibi sallayıp odama geçtim, odama bir süre baktım 1 ay sonra buradan gideceğimi düşünmeye başladım kapıyı kapatıp kilitledim telefonumu elime aldım ekrana baktığımda bir e-posta geldiğini gördüm kendini patron diye tanıtan kişi bu projenin başındaki asıl isimdi. Annem ve babamın çalıştığı kişinin beni önermesiyle 12 kişi arasında olacak bir sınava tabi tutulacağını ve sadece 2 kişinin bu sınavı geçeceği yazıyordu. Yani kısaca 12 kişi arasından 2 kişinin sadece deneylerden başarılı bir şekilde geçeceğini bilgilendirmek için gönderilmiş bir e-posta.


Ne kadar acımasızca diye düşünmeye başlamıştım 12 kişiden 2 kişi ha? Masamın üstünde duran çocukluğumdan kalan fotoğrafı elime alıp inceledim bu dünyadaki önemli ve mutlu olduğum anlar gözümün önünden geçti yere oturup bacaklarımı uzattım başımı yere eğip düşüncelere daldım.


Ne yapmalıyım 1 ay sürem vardı hiç bilmediğim bir dünyaya gidecektim en azından temel şeyleri 1 ay içinde öğrenmeliydim bir anda hiç olmadığı kadar umutlu bir şekilde düşünmeye ve fikirler üretmeye başladım. İlk önce telefonumu çıkarıp biraz araştırma yaptım kısa bir eğitimde olsa kendimi korumayı öğrenmeliydim. Her zaman elimde bir kılıç tutmak istediğim için kılıç eğitimi veren rastgele bir yeri seçip yazıldım. Daha sonra doğa hakkında araştırmalar yapmaya başladım.


Günler birbirini kovaladı eğitim için gittiğim yerdeki insanlarla kısa bir sürede kaynaşmıştım günler geçtikçe güçlendiğimi hissediyordum aldığım kitaplar ve araştırmalar sayesinde doğa hakkında bilgi sahibi oldum bu tip kitapları bitirdiğimde bundan sonraki hedefim vahşi hayvanlar ve onlar hakkında eğitim ile ilgili kitaplar olmuştu. Her sabah 6’da kalkıp 1 saat koşu yaptıktan sonra bir kahvecide durup kahvemi içerken kitap okumak daha sonra eğitimim için gittiğim kursun yolunu tutmam benim için bir rutin olmuştu günler geçtikçe takvim sayfalarını yırtmaya günleri artık saymamaya başlamıştım.


Sonunda o gece eve tekrar geldim, tarihe göz attığımda sadece 3 günümün kaldığını gördüm. Telefonumu açıp annemin ve babamın patronunu aradım her şeyin hazır olduğunu hatta bana bir sürprizi olduğunu söyledi. Daha deneme aşamasında olsa da ileri seviye bir yapay zeka hakkında bahsetti bu yapay zeka hakkında bilgileri ve yapabildiklerini duyunca beynimden vurulmuşa dönmüştüm, hatta direk kabul ettim.


Yapay zekanın adı Aviellaydı. Aviella, kendisi düşünebilen kullanıcısının beynine kısaca anılarına erişip ona göre şekillenen ve kullanıcısının ruh haline göre cevaplar verebilen bir yapay zekaydı. Bu yapay zekanın bir vücudu olup olmadığını sorduğum anda tekrar bir kurşun yemişe dönmüştüm çünkü Aviella kan yoluyla vücuda enjekte edilip seninle iletişime geçen bir yapay zekaydı. Ayriyetten kendisi seçici bir yapay zekaydı yani enjekte edilen herkesi kabul etmiyordu.O yüzden bize bir test yapılmış ve 12 kişi bu şekilde seçilmişti.


Daha sonra kendisinin benim menajerim olduğunu söyledi. Şaşırmıştım bunu bir oyuna çevirdikleri ortadaydı daha sonra Aviella hakkında daha çok soru sormaya başladım bana yapabilecekleri hakkında hala kendisine bile bir şey söylenmediğini açıkladı ama böyle bir yapay zekadan beklentilerim yüksekti.Daha sonra kapıya bir ad verdiklerinden bahsetti Kısaca Aviella benimle birlikte bilinmeyen dünyaya yani “CODE” diye adlandırılan kapıdan geçecekti.Operasyonun adı Code:Aviella olarak değişmişti.

Tüm Bölümler Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu



Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)