POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Mirasçı Bölüm 26: Bölüm

Çeviri : Sanseiu
Düzenleme : Sanseiu
Okunma : 33
Tarih : 08 Eylül 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

“İlk tomurcuk açıldı!”

“Sadece onun değil hepsinin ilk tomurcukları açıldı!”

Asil çocukların bulunduğu tarafta her kafadan bir ses çıkıyordu, bir tek Gloove soyadlı kız sakindi. Gözlerini açmamış, ellerini bitkinin olduğu kabın iki yanına yerleştirmişti.

Siyah uzun saçları omuzlarından dökülüp kollarını yasladığı masaya değiyordu, yüzünde çok ciddi bir ifade vardı.

Halkın çocuklarının olduğu tarafta çıt çıkmıyordu, aptala dönmüş gözlerle önlerindeki On Tomurcuklu Hayalet Orkide’lere bakıyorlardı.

“Başkanım böyle bir şey olabilir mi?”

Genç Üstat neler olduğunu çözemedi, Bitki Bölümü Başkanı’na danışarak bu fenomene mantıklı bir neden aradı.

“Louise, biz bitki bilimcilerinin en önemli özelliği nedir?”

Genç adam sorusuna soruyla karşılık bulunca düşünmeye başladı, onca deneme katılımcısının önünde dikkatli davranıyordu.

“Ben söyleyim istersen yükselen yıldız Louise!”

Konuşan Aksi Hanry’di, pişkin pişkin gülerek oturduğu yerde yayıldı. Ulvi yüz ifadesine sahip başkan bu sözlerden sonra sertçe kendisine döndüğünde de tavrını değiştirmedi.

“Bitki Bilimciler, bitkilerle aynı enerji boyutunu paylaşır, aynı frekansta enerji yayarlar. Sen az önce atıp tutunca, şu veletler yüz bulup konuşmaya başladı, sonuç olarak da bu taraftaki çocukların duygusal enerjileri yükselip ilk tomurcukların açılmasını sağladı!”

Hanry pişmiş kelle gibi sırıtıyor, olduğun yerden bir komple açılan tomurcuklara, bir Louise’ ye bakıyordu. Bu hali, ortada oturan Başkanın derin bir nefes çekerek söze girmesini sağladı.

“Kıdemli Üstat Hanry doğru söylüyor, genç arkadaşların duygusal yoğunluğunun artmasıyla beraber bitkiye aktardıklarını enerji boyutu arttı!”

Gerçekleşen fenomen açıklamaya kavuştuğunda herkes tahmin oldu, halktan çocukların tarafında tomurcuğu en son açan Mel’ de rahat bir nefes aldı.

Onun gözleri yanındaki çocuğun üstündeydi, sevinçle ellerini açan çocuğun kanı daha hızlı akıyordu. Mel yavaşça yana eğilip kendi elini parçalayan çocuğa fısıldadı.

“Kanın boşa akmasın, On Tomurcuklu Hayalet Orkide’ nin onunla beslenmesine izin ver!”

Kısa sarı saçlı çocuk, alnından yamuk kesilmiş saçlarının altındaki kaşlarını çatarak baktı Mel’e, birinin ona neden böyle dediğini anlamamış gibiydi.

Sonra acıyla buruştu çirkin suratı, elini hırsla sıkıp parçaladığını ancak o zaman anladı. Bu halini gören Mel isteğini yineledi.

“Kanını boşa akıtma, bitkini besle!”

Denileni yaptı çocuk, On Tomurcuklu Hayalet Orkide’ nin toprağını kanıyla ıslatıp açılan tomurcuğunu okşadı.

“Başkanım ikinci tomurcuk da açıldı!”

Köşeye sıkışan Louise’ nin kaçış bileti ailesine mensup kızdan geldi, Maria yaşananlara takılmadan işini yapmaya devam ediyordu.

“Ailemin küçük dâhisinden de bu beklenirdi, diğerlerinin içinde bir yıldız gibi parlıyor!”

Genç üstat, asil halk ayrımı yapmadan sadece kendi ailesinin katılımcısını övdü, buna karşılık başkan tam ağzını açacakken ilginç bir olay daha gerçekleşti.

Halk arasından gelen katılımcıların olduğu yerdeki tüm On Tomurcuklu Hayalet Orkide’lerin ikinci tomurcukları açtı.

“Konuş genç dostum, konuş!”

Aksi Hanry gülmeyi bırakmış kişniyordu, yaşına başına bakmadan dizlerine vura vura oturduğu yerde zıplıyordu. Daha on dakika önceki asık suratının yerinde yeler esiyor, şen kahkahaları tek katlı yapının duvarlarına çarpa çarpa ilerliyordu.

“Hanry, biraz abartmıyor musun?”

Başkan iki yardımcısının birbirleriyle uğraşması karşısında ilk tepkisini verdi ama sorunun muhatabı hiç oralı değildi.

“Meslektaşımı yüreklendirmenin ne gibi kötü bir yanı olabilir ki?”

Gloove soyadlı genç kız bu sefer gözlerini yeniden kapatmadan önce karşısındaki sırayı baştan sona inceledi ve herkesin onunla aynı aşamada olduğunu doğruladı.

Yüzünde beli belirsiz bir tebessüm belirdi, anlaşılıyor ki genç kız bunu bir meydan okuma olarak algılıyordu.

“Olmaz eski dostum, diğerlerinin enerji akışlarını kesemeyiz. Şu uzun sakallı adamın gözleri bir süredir üzerimizde, genç olan da sürekli enerjisiyle bizi tarıyor. Ancak bu taraftakilere yardım edebiliriz, fazlasını istemek açığa çıkmamızı sağlar!”

Kızıl yeşil yapraklı ağaç, asil adayların önündeki bitkilerin enerjilerini çalmayı önerdi ama Mel bunu hemen reddetti. Tabiatı gereği yine öne çıkmıştı ama daha fazlasını yapmak dedesinin nasihatini dinlememek olacaktı.

Onuncu dakika aşıldığında asil sıralarından bir kişi, halk tarafından tüm katılımcılar ikinci tomurcuk açtırma aşamasındaydı.

“Genç arkadaşlarım en zor aşama ilk ve ikinci tomurcuğu aşmaktır. Bunu başardıysanız artık bitki ile iletişiminizin kesilme korkusu duymanıza gerek yok, elinizden geleni yapmaya devam edin!”

Bitki Bölümü Başkanı geride kalan asil öğrencileri morallendirmek için konuştu, sözleri halktan gelenlere de hitap etmiş gibi görünse de, asıl amacını gizleyemedi yaşlı adam.

“Eski dostum, yaşlı adam daha da dikkatli olacaktır. Kızı bana bırak, sen diğerleri ne kadar ilerlerse bizim taraftakileri yavaş yavaş aynı seviyeye getir. Hepsini bir anda yükseltme, yedi tomurcuktan sonraysa hiçbir şeye karışma!”

İlk iki tomurcuğun açmasını Üstat Louise istemeden üstlenmişti ama bundan sonra genç adam daha dikkatli olabilirdi. Bunu düşünen Mel dostuna talimatları verip sadece kendisine yoğunlaştı, onun bu konsantre hali Aksi Hanry’ nin dikkatini çekti.

“Bu velet biraz alığa benziyor ama diğerleriyle beraber iki tomurcuğa çiçek açtırabildi. Belki de o kadar salak değildir!”

Mırıldanarak yanındaki küçük sehpada duran bitki çayına uzandı üstat, buram buram kokan içeceği ağzına koymak üzereyken de donup kaldı.

“Louise bu sefer anons geçmedin, senin yerine ben yapayım bari. Başkanım üçüncü tomurcuk açıldı, ailesi belli olmayan biri başardı bunu!”

Sözlerinin ilk bölümünde şaşkın bir ifade takınan Hanry, ikinci kısımda genç üstadı taklit ederek konuştu. Ardından çayından bir yudum alarak geriye yaslandı, gözleri Mel’ in önündeki üç çiçekli On Tomurcuklu Hayalet Orkide’ nin üzerindeydi.

Sesi yapının içinde çınlayınca istisnasız bütün katılımcılar Mel’e döndü, bunların içinde Gloove ailesinin dâhisi de vardı.

Genç kızın gözleri parladı, bir saniye sonra yeniden kapandı. Yirmi saniye sonra onun önündeki On Tomurcuklu Hayalet Orkide’ de üçüncü çiçeğini açıyordu.

“Gençler epey rekabetçi oluyor, şu ikisi birbirlerini böyle ateşleyebilirse ikisi içinde iyi olur. Gelişim yolunda değerli bir rakip, her zaman kişiyi sınırlarına kadar iter!”

Bölüm başkanı biri asil diğeri halk tarafından iki katılımcının rekabetini yararlı buldu, sözleriyle de iki kişiyi aynı kefeye koymuştu.

“Bölüm Başkanı doğru söylüyor ama rakip olabilmek için iki kişinin hemen hemen birbirine denk olması lazım. Ben, bu çocuğun ailemizin dâhisine yaklaşabileceğini düşünmüyorum!”

Halktan biriyle aynı kefeye konulmak suratına çamur sıçratılması gibiydi, Gloove soyadlı Üstat Louise bunu kabul etmiyor gibiydi. O sıra bir kahkaha yükseldi, herkes bu tepkinin kaynağını biliyordu.

“Haklısın meslektaşım, dört çiçek açtırmış biriyle daha üçüncüye yeni ulaşmış olan nasıl bir olsun!”

Hanry konuşuyordu ama ona bunları söyleten Mel’di, önündeki On Tomurcuklu Hayalet Orkide dördüncü çiçeğini açmıştı.

 

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

...


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)