POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

The Novel's Extra Bölüm 10: Gündelik Hayatın İçinde - Kısım 2

Çeviri : Kyuuseishu
Düzenleme : Kyuuseishu
Okunma : 567
Tarih : 11 Şubat 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Bölüm 10 Gündelik Hayatın İçinde, Kısım 2

 

 

Para kazanmam gerekiyordu. Bu öylece bir istek değildi, ihtiyacım vardı. Odama geldiğimde neredeyse bayılacaktım. 300 milyon won borca girmiştim. Bir başka deyişle, bir Küp öğrencisinin alabileceği tüm kredileri almıştım. Bu Chundong’un işi olmalydı.

 

Bu kredinin yıllık faiz oranı sadece %1’di ancak para kazanmadığım için sürekli para kaydediyordum. Maalesef ki Chundong’un geride bıraktığı banka hesabında sadece 3 milyon won vardı. Paranın ve gücün her şey olduğu bu dünyada yaşamak için gereken miktarın yanından bile geçmezdi.

 

Şansına, zengin olabileceği birçok yol vardı.

 

İlki borsaydı. Kuleler ve Zindanlar sürekli olarak dünyada oluşuyordu. Onları keşfedip fethedecek loncaların ismini biliyordum. Bu dünyada loncalar, tıpkı şirketler gibiydi, o yüzden lonca borsasından loncaların hisse senetleri alınabilirdi.

 

Bugün 2 Mart 2025’ti. Evrene dair bilgileri not aldığım kitapta bol bol bilgiler olmalıydı.

Laptopumu açtım.

 

Evren Listesi

 

[15 Mart 2025 Yeni kurulan “Beygir Efendisi” loncası halka duyuruluyor.  4 Temmuz 2025, “Suwon Kraliyet Şeytanı Yuvası” adlı zindanı fethediyorlar.]

 

İşin aslı, Beygir Efendisi loncası Cinler tarafından kuruluyordu. Hikâyede önemli bir rol oynayacaklarından dolayı onları evren kitabıma bolca not almıştım. Suwon Kraliyet Şeytanı Yuvası'nı fethetmeleri borsadaki fiyatlarını %1000 artıracaktı. Ne oldukları keşfedilip borsa kotundan çıkarılana kadar da en azın 3 yıl vardı.

 

[8 Aralık 2025. Yaratıcı’nın Kutsal Özü adlı lonca, Mucizeler Kulesi’ni fethetmeyi planladığını duyuruyor.]

 

Bu olay, şu anda 1 numaralı lonca olan Yaratıcı’nın Kutsal Özü loncasının en kötü dönemi olacaktı. Aynı zamanda Yun Seung-Ah’ın liderliği alacağı olay da buydu. Yun Seung-Ah’ın karşı çıktığı bu plan onları 7. Sıraya kadar geriletecekti.

 

Bu olayla beraber güzel para yapabileceğim iki şansım vardı.

İlki bu plan duyurulmadan önce, ikincisi ise plan başarısız olduktan sonraydı.

Çok fazla bilgiye ihtiyacım olmadan, sadece bu iki bilgiyle -ki bu iki şey sadece kitabın başındaki olaylardı- bir servet kazanabilirdim.

 

“Asıl sorun...”

 

Yatıracak param olmamasıydı.

 

“Saha’ya gitmeli miyim ki?”

 

Saha, canavarların ortaya çıktığı tehlikeli bölgelere verilen addı. Kuleler ve Zindanların aksine, Sahaların tehlike seviyesi büyük oranda kademelerine bağlıydı, o yüzden az tehlikeli olanlara girmek için izne ihtiyaç yoktu.

Gangwondo’daki Saha’ya girebiliyor olmam lazımdı.

 

“Bir dakika.”

 

Gangwondo hakkında bir şey hatırlamıştım. Gangwondo için yazdığım bir şeyler vardı. Neydi ki acaba?

CTRL+F komutunu kullanarak belirli bir kelimeyi aradım.

 

[Yıl 2026. Cin, Tomer, Gangwondo’nun Gari Dağı Zindanı’nda Eter’i keşfediyor.]

 

İşte buldum. Mistik kademesindeki silah, Eter.

Kendim için almak istesem de Eter olmadan Tomer silahsız kalırdı. Tomer'in hikâyede önemli bir rakip karakter olduğunu saymıyordum bile.

Elbette bir silah olmadan hikâye daha da kolaylaşırdı. Ancak sırf bu yüzden Eter’i alırsam gelecekte bilinmedik etkilere sebep olabilirdi. Bu bilinmezlik de beni korkutuyordu.

 

“Eh, neyse ne.”

 

Tomer, Eter olmadan da yeterince güçlüydü. Tüm özelliklerim 3 ya da 4 civarına geldiğinde gidip Eter’i alsam iyi olacak.

 

Biing—

 

O sırada, bileğimde bir titreme hissettim. Bir mesaj gelmişti.

 

[Gezi Kulübü Duyurusu]

—Yeni katılanlara oryantasyon olması amacıyla pazar günü kısa bir gezi düzenlenecek.

 

“Ah doğru.”

 

Böyle bir şey vardı. Gezi kulübü hakkındaki bilgileri hatırladığım anda akıllı saatim bir kez daha titreşti.

 

[Akademi Kulübü Duyurusu]

—Cuma günü yeni katılanlar için oryantasyon olacak.

 

“Ve bir de bu vardı. Amma sinir bozucu.”

 

Hafta sonu biraz dinlenebilecek olsam da tüm hafta boyunca kulüpler vardı. Akademi Kulübü’nün yarın olduğunu saymıyordum bile.

 

***

 

Küp’ün savaş eğitimleri salı, çarşamba ve perşembe günleriydi. Bu yüzden pazartesi ve cuma günleri rahatlayabilirdim, ancak değerli mi değerli cuma günümde kulüp odasına doğru yürüyordum. Uzaklarda, Yoo Yeonha uzun adımlarıyla zarif bir şekilde yürüyordu.

 

Akademi kulübünün odası 304 numaralı odaydı.

İçeri girdiğimde, beklediğim gibi birçok birinci sınıf gördüm. Yaklaşık 30 kişi vardı ve 23 tanesi kızdı. Çoğu kulüp başkanından etkilenmiş olmalıydı.

 

Odaya biraz bakındıktan sonra Yoo Yeonha’nın olduğu tarafa döndüm ve hemen arkasına okudum. Saçından gelen çiçek kokularını alabiliyordum. İstemeden bu kokuyu beş dakika kokladıktan sonra...

Kulüp başkanı sonunda geldi.

 

“Tanıştığımıza memnun oldum. Ben Yun Hyuk. Akademi Kulübü Veritas’a hoş geldiniz.”

 

Kulüp başkanı, üçüncü sınıf olan Yun Hyuk idi.

Bu kulübe sadece Yoo Yeonha için girmemiştim.

Yun Hyuk bir Cin idi. Yakında, Küp’te birkaç olay olacaktı. Bunların arasında canavar istilaları da vardı. Yun Hyuk da bunun arkasında beyindi.

Elbette “Bu adam bir Cin!” diye bağırarak kendimi belaya sokmam için bir sebebim yoktu.

Gerçi bu bana kesin çok fazla HP kazandırırdı.

 

Her durumda, Yun Hyuk, Cazibe Şeytanı Lilith ile antlaşma yapmıştı. Ruhunu şeytana satmanın karşılığında muazzam bir dış görünüş ve “Cazibe” adlı bir yetenek kazanmıştı.  Şu sıralarda gözünü Yoo Yeonha’ya dikmiş olmalıydı. Lilith’in Cazibe gibi yüksek seviye bir yeteneği ona vermesinin sebebi de buydu.

 

“Bugün sadece oryantasyon olduğu için sadece kulübün ne olduğunu konuşacağız.”

 

Çekici sesini duyan kız öğrencilerin gözleri parlıyordu.

 

“Veritas’ta, canavarların sınıflandırmalarını, zayıflıklarını, davranışlarını ve özelliklerini araştırıp tartışıyoruz. Konular canavarların sınıflandırmasını, nasıl davrandıklarını, zayıf noktalarının nerede olduğu, özelliklerinin ne olduğu ve onlarla nasıl etkili bir şekilde ilgilenebileceği gibi şeyler.”

 

Yun Hyuk'un bahsettiği şeyler modern toplumda oldukça önemli şeylerdi. “Canavar analizi” en çekişmeli üniversite bölümlerinden biriydi ve hatta savaşmayan, kendini canavar araştırmaya adamış Kahramanlar bile vardı. Dövüş odaklı Lütufları olmayan bu kahramanlar yine de kahraman olarak anılıyorlardı çünkü Lütufları ile insanlığın bilgisine çok büyük oranda yardım ediyorlardı.

 

“Kısa bir örnek vereceğim. Şu canavara bir bakalım. Bildiğiniz gibi bu bir totem deniztarağı.”

 

Bir hologram resmi ortaya çıktı. Tıpkı ismi gibi, totem deniztarakları, totem üreten deniztaraklarıydı. Yüksek zekaya ve büyü kapasitesine sahip olan totem deniztarakları, ortalama üstü, üçüncü kademe canavarlardı. Ancak kibar bir doğaları vardı ve bölgelerine girmediğin sürece saldırmazlardı.

Ancak normal deniztaraklarının ürettiği inciler gibi, totem deniztaraklarının da çok değerli totemleri vardı, bu yüzden her yerde loncaların hedefleri oluyorlardı.

 

“Bildiğiniz gibi totem deniztarakları öldürmesi inanılmaz zor canavarlar. Ancak dikkatli analizler onların sıradan deniztaraklarından farklı sınıflandırılmadığını ortaya çıkartmıştır.  Ancak onlara benzeyen başka canavar olmadığından dolayı zayıf noktalarını tahmin etmek oldukça zor.”

 

Yun Hyuk açıklamalarına devam etti. Ancak hepsini bildiğimden dolayı esnemeden edemedim.

 

“Huaaaamm....”

 

Yun Hyuk'un kaşları anında çatıldı ve diğer dişi öğrenciler de bana saldırgan bakışlarla baktı. Bir kez daha esnersem cidden bana saldırsalar şaşırmazdım. Sadece Yoo Yeonha gözlerini ekrana dikmişti.

 

“Öhöm.”

 

Yun Hyuk açıklamasına devam etmeden önce kuru bir şekilde öksürdü.

 

“Bu muğlak özellik ve davranışlar yüzünden totem deniztaraklarının zayıf noktaları hâlâ keşfedilebilmiş değil. Ancak Bin Millik At gibi diğer yaratıklar...”

 

 

***

 

 

Oryantasyon toplam 40 dakika sürdü. Bu sefer saldırıya uğramak istemediğim için içime doğru esnedim.

Yun Hyuk'un Yoo Yeonha’ya yaklaşmakta olduğunu gördüğümde gitmek üzereydim. Durdum.

 

“Yeonha-nim.”

 

“Evet?”

 

“Bunu unuttun.”

 

Yun Hyuk, Yoo Yeonha’ya unuttuğu bir kağıdı verdi. Bu romanımda yazdığım bir şey değildi, o yüzden ne olduğunu bilmiyordum. Ancak bir şekilde dolap çevirdiğini biliyordum. Yoo Yeonha’nın kâğıdı unutmasından çok, Yun Hyuk büyük ihtimalle büyü gücüyle bunu ortaya çıkartmıştı.

 

“Ah, evet, teşekkürler.”

 

Yoo Yeonha gülerek kağıdı aldı. Bununla birlikte olay son buldu.

 

Kulüp odasından çıktıktan sonra yakındaki bir otomat makinesine gidip bir Coca-Cola ve bir Sprite aldım. İsimlerine bakınca gülmeden edemedim. Sırf teliflere takılmamak için ismini Coin Cola ve Spring Sprite koymuştum ve tenekelerde de aynen böyle yazıyordu.

 

O anda Yoo Yeonha kulüp odasından çıktı.

 

Elimde Kola ve Sprite ile önünde durup yolunu kestim. Ardından Coca-Cola'yı ona uzattım.

 

“Buyur.”

 

“...?”

 

Yoo Yeonha’nın yüzünde bir sürü soru işareti belirmişti resmen.

 

“Aynı kulüpteyiz. Aynı takımdaydık, şimdi de aynı kulüpte. Komik bir tesadüf değil mi?”

 

Bu bir testti. Tüm hayatımı adamış gibi davransam da bana sadece 4 HP kazandırmıştı. Peki ya bir ana karakterler konuşursam kaç HP kazanacaktım?

 

“Böyle bir şeyi içeceğimi mi düşündün?”

 

Yoo Yeonha’nın kaşları çatıldı ve dudaklarını sinirli bir şekilde öne çıkarttı. Ancak bu bekledim bir tepki olduğu için aldırmadım.

 

“Otomat makinesinden yeni aldım.”

 

Yoo Yeonha, belalı çocukları daha çekici buluyordu. Elbette yakışıklı olmak da bir gereksinimdi.

 

“Dokunabilirsin. Daha soğuk.”

 

“Böyle iyiyim. Sende kalabilir. Ayrıca...”

 

Bana bakışından yayılan düşmanlığı hissedebiliyordum.

 

“Benimle böyle gelişigüzel konuşma. Bu son uyarım.”

 

Bu kadardı. Yoo Yeonha benim cevabımı beklemeden yanımdan geçip gitti. Mükemmel görüntüsünün gittiğini izlerken Sprite’ımı açtım.

 

Psssh— Gluk gluk.

 

Yoo Yeonha’nın omuzları bu sesi duyunca titredi. Hikayemde, Yoo Yeonha, sodalı içecekler, hamburgerler, patates kızartmaları ve ramen gibi sağlıksız yemekleri seviyordu. Ancak görünüşünü kurtarmak için onları satın alamadığından güvenilir uşağına ya da görevlisine aldırtıyordu. Böyle olsa bile bunu sadece haftada bir yapabiliyordu.

 

Sebebi oldukça basitti. Bu yüzünü başkalarına gösterememek bir kenara, aynı zamanda annesi de sıradan insanların yediği sağlıksız yiyeceklerden nefret ediyordu.

 

Ona yazdığım bu acınası özelliği telafi etmek için kola kutusunu Yoo Yeonha’nın lüks markalı çantasına doğru fırlattım. Temiz bir yarım yay çizen kola kutusu çantanın içine girdi.

 

“Bir dahaki sefere de beni taşırsın.”

 

Bu sözleri duyan Yoo Yeonha arkasına baktı. Ardından kendi kendine mırıldanarak yürümeye devam etti. Ancak ne dediğini çok net anlayabiliyordum.

 

—Bu deli çocuk da kim?

 

***

 

Yoo Yeonha’nın keskin hisleri, kısa süre içinde çantasındaki değişikliği fark etmesini sağladı. Kola kutusunun üstündeki su, defterlerini ıslatmaya başlatmıştı.

 

“Şu kaçık...”

 

Yoo Yeonha kaşlarını çatarak kola kutusunu çıkarttı.

Ne ara sokmuştu bunu? Küçük fare.

 

“Huu.”

 

Derin bir nefes alan Yoo Yeonha büyü gücünü serbest bıraktı. Kâğıda sızan büyü gücü, defterdeki nemi yok edip havaya karıştırdı. Büyü gücünü geri çektiğinde, havada birikmiş nem yere düştü.

 

“Off.”

 

İç geçiren Yoo Yeonha soğuk soğuk terledi. Aynı anda gurur da duyuyordu. Az önce gösterdiği büyü uygulaması Kahramanların başarması için bile oldukça zordu. Görünüşte oldukça basitti ancak aslında şaşırtıcı bir biçimde zor bir teknikti.

 

“Onu bir kez daha gördüğümde...”

 

Gururdan sonra içini nefret kapladı. Yoo Yeonha dudaklarını bükerken düşündü: “Geveze çapulcu... Çocuklara söyleyeyim de onu bir eğitsinler...”

 

Ancak bu düşüncesi sadece bir anlığına sürdü. Parmaklarıyla çantasındaki kolayı yoklayarak etrafa bakındı. Yakında kimse yoktu.

 

Öhöm. Kuru bir öksürükler cebinden bir mendil çıkartarak kola kutusunu sararak çantasına geri koydu.

 

“Hmm.”

 

Ardından hiçbir şey olmamış gibi temposunu hızlandırdı.

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (4)

35 puan
MasterKiller544 ay önce
Üye
Abi bu seri efso ya valla çok sevdim bunu ben

35 puan
MasterKiller544 ay önce
Üye
Eline sağlık moruq

64 puan
akrepkani4 ay önce
Üye
Teşekkürler.

103 puan
Ulaş4 ay önce
Üye
Akıllı çocuk :D