POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
En Güçlü Sistem Oku
En Güçlü Sistem
Bir Grup Çöp Gelin Vurun Bana

The Novel's Extra Bölüm 16: Gelişim İçin - Kısım 3

Çeviri : Kyuuseishu
Düzenleme : Kyuuseishu
Okunma : 529
Tarih : 28 Haziran 2019
Önceki Bölüm Tüm Bölümler

Bölüm 16 Gelişim İçin - Kısım 3

 

 

Gecenin köründe idmandan geri döndüm ve kendimi yatağa attım.

Bu dünyaya geldiğimden beri uykuya dalmakta hep zorlandım.  Bedenim yorgundu ancak kafamda dönen bir sürü düşünce beni uyumaktan alıkoyuyordu.

 

Bu dünyada nasıl hayatta kalacaktım? Neler yapmalıydım? Ana karakterlere yardım eden gizli bir destek karakter mi olmalıydım? Yoksa suç filmlerindeki gibi içeri sızmış kötü karakter mi olmalıyım?

 

Ardından, birden özelliklerimi merak ettim. Dizüstü bilgisayarıma baktım.

 

---

Özellikler

*Değişken Özellikler

[Güç 1,735]

[Dayanıklılık 1.845]

[Hız 2,15]

[Algı 2,605]

[Yaşam Gücü 1,65]

[Büyü Gücü 1.3]

---

 

Özelliklerim kesinlikle yükselişteydi. Büyü gücü dışındaki tüm özelliklerim ortalama bir yetişkin erkeğin değerlerini (1.5) geçiyordu. Algı özelliğim ise fazla olmasa da sıradan bir insanın sahip olamayacağı seviyedeydi.

Ancak yine de Sahaya çıkacak kadar hazır değildim. Beygir Efendisi loncasının halka duyurulmasına çok kalmamış olsa da paraya ihtiyacım vardı.

Birden zihnimde bir şey çaktı.

Elbette Sahaya gitmek, para kazanmanın en net yoluydu. Bunu yapmama sebebim özelliklerimin yetmemesiydi, ancak etraflıca düşününce bunun bir yolu vardı.

Özelliklerimdeki eksiği, dizüstü bilgisayarımı kullanarak silahımı güçlendirerek telafi edebilirdim. Tıpkı ileride bir dağı yarmak için tek bir kutsal kılıç kullanacak olan Kim Suho gibi.

Bu güçlenmek için en hızlı yol gibi görünüyordu. Ancak aynı zamanda müthiş bir HP israfıydı.

 

Şu anda Küp tarafından verilmiş bir eğitim tabancam ve Chae Nayun ile potansiyel arkadaşlığımı mahvederek kazandığım 380 Hikâye Puanım vardı.  Şimdi, ünlü tabancalardan birine sahip olduğumu varsayalım. Mesela Desert Eagle.

Tüm HPmi eğitim silahımı güçlendirmeye harcasam bile bu onu anca bir Desert Eagle seviyesine getirirdi.

Bir başka deyişle, HP, zaten güçlü olan silahları güçlendirmek için kullanıldığında daha etkiliydi.

 

Hımm...

 

Desert Eagledan bahsetmişken, birden merak ettim. Bu, evrenimde olan tek ateşli silahtı.

 

Yatağımdan kalkmadan akıllı saatimi açtım ve bir silah satıcısı sitesine girdim.

Elzem Cephanelik.

Bu, Zorluğun Özü loncası tarafından yönetilen bir cephanelikti. Artifakt seviyesinin üstündeki silahlar müzayedelerde satıldığı için Elzem Cephanelik, fabrika üretimi olan silahların satışında en popüler siteydi.

 

[Elzem Cephanelike Hoş Geldiniz.]

 

En popüler silah satıcısı sitesinden beklenildiği gibi site oldukça iyi dizayn edilmişti. Ana sayfada yeni eşyalar gösterilirken üstteki barda kılıç, mızrak, yay ve meç gibi kategoriler vardı. Paralı askerlerin bu siteyi sıklıkla kullanmasından olsa gerek, aynı zamanda iyi bir ateşli silah stokları da vardı.

 

[Kategori - Ateşli Silahlar]a tıkladım.

Tabanca, taarruz tüfeği ve keskin nişancı tüfeği gibi birçok farklı ateşli silah çeşidi mevcuttu.  Şimdilik hareketlerimi kısıtlamadığı için bana en uygun olanı tabancaydı. Desert Eagle, tabancalar arasında oldukça popüler olduğu için bulmam çok zor olmadı.

 

---

Desert Eagle

Aşkın gücü hissedin! Desert Eagleın içine eklenen büyü amplifikasyon cihazı ile büyülü mermilerinizin gücü katlanır! Geri tepmesi fazla olduğundan Desert Eagle sadece en etkili keskin nişancılara önerilir.

*Ağırlık: 3.5948 kg (Ağırlık azaltma büyüsü eklendiğinde 1.2938 kg.)

*Uzunluk: 333 mm.

*Satın alım için kimlik doğrulama ve kontrat gerekir.

---

 

Desert Eagle. Sitedeki resmi, orijinal tasarımından çok daha güzel görünüyordu. Namlusu zarif platin rengindeyken kabzasına görkemli bir kartal işlenmişti. Bu sanat eseri oldukça ağır ve uzundu.

Tek bir bakışla bile ne kadar güçlü olduğunu anlayabiliyordum. Ancak bir problem vardı.

 

Fazla pahalı.

 

Bu çok pahalıydı. Kılçıksız satışı 20 milyon won idi ve tam eklentili versiyonkutucuğuna tıkladığım fiyat iki katına çıkıyordu. Silahı alma sebebim zaten para kazanmaktı, o yüzden bunu almak pek etki etmeyecekti.

 

Off.

 

Ne yapacağımı düşünmeye çalıştım ancak beynim çalışmayı reddetti. Uyku iyice bastırmıştı ve bilincim gidip geliyordu. Görünüşe göre çok yakında uykuya dalacaktım.

Tereddüt etmeden akıllı saatimi kapattım ve kendi sezgilerime güvendim. Bunu yarın da düşünebilirdim.

 

Gözlerimi tekrar açtığımda çarşamba günü olmuştu.

Perdelerden içeri parlak güneş ışığı giriyordu.

Ne kadar bakarsam bakayım bu ışık oldukça rahatsız ediciydi.

Bir başka yorucu gün başlamıştı.

 

Poff...

 

İç çekerek her sabah uyandığımda yaşadığım negatif duyguları üstümden attım. Banyoya zorlukla yürüyüp yıkandıktan sonra üniformamı giydim ve yurttan çıktım. Bu rutin için on dakika yeterli oluyordu.

 

Dışarı çıktığımda başka askeri öğrencilerin de derse hazırlandığını gördüm. Saat hâlâ çok erkendi ama hepsi gülüyor ve muhabbet ediyordu. Okul hayatlarından keyif alan bu öğrencileri görünce neden bu kadar uyuşuk hissettiğimi fark ettim.

 

Bu dünyada hiç arkadaşım yoktu. Konuşacak kimsem bile yoktu. Arkadaşlarınla takılmak okulu çekilebilir kılan tek şeydi, ancak artık eski dünyamda değildim.

 

Bir kız arkadaş mı aramalıydım?

Hayır, bunun için çok tembelim. Duygularımı gereksiz insan ilişkilerine fazla harcarsam durumum daha kötüleşebilirdi.

Evet, yalnız ölecek olmamla memnun olmalıydım.

 

Böylece adımlarımı hızlandırdım.

 

 

***

 

 

Bildiğiniz gibi bir loncanın veri tabanı oldukça faydalı bilgiler barındırır. Ancak çoğunlukla onlara erişebilmek için belirli bir seviyede olmanız gerekir.

 

Yaşlı profesörün dersini dinlerken bir yandan da silahımı düşünüyordum. Gözlerimin önüne görkemli kartal geliyordu.

Onu alacak parayı nereden bulabilirdim?

Aklıma ilk gelen şey bilgi satmaktı.

Çoğu canavarı bizzat ben tasarlamıştım, o yüzden kaba saba da olsa hayati noktalarını ve niteliklerini biliyordum. Her loncanın farklı bilgi birikimleri olduğu için sahip olmadıkları bilgileri onlara satarsam...

Hayır, bu çok iyi bir plan değildi.

İlk olarak, bir bilgi satıcısının nüfuz kazanması en azından beş seneyi bulurdu. Ayrıca sırf para kazanabilmek için dünyanın dengesiyle oynamak da pek iyi bir plan gibi durmuyordu.

 

Pekala, biraz ara verdikten sonra devam ederiz.

 

Farkına bile varamadan teneffüs olmuştu. Anında akıllı saatimi açtım ve Elzem Cephanelike girdim, ancak beklenmedik bir mesaj gelmişti.

 

[Pardon.]

 

Gönderen kişiyi çok iyi tanıyordum.

7. Sıra, Yoo Yeonha.

Öğrencilerin akıllı saatleri, Küpün iç ağına bağlı olduğu için iletişim adresini bilmesen bile diğer öğrencilere mesaj atabilmen mümkündü. Bu özelliği ilk defa kullanıyordum.

Yoo Yeonha tam önümde oturuyordu. Kafasının arkasına hızlı bir bakış attıktan sonra mesajına cevap verdim.

 

[Ne?]

 

[Nesin sen?]

 

Bu nasıl bir saçmalıktı?

 

[Ne demek istiyorsun?]

 

Bir süre cevap vermedi. Bunu neden yaptığını cidden bilmiyordum. Ancak sonra ona söylediğim şeyi hatırladım. Saate baktım. Saat öğleden sonra 1di. Ona bilgiyi dün vermiştim ve çoktan bu bilginin doğruluğunu onaylatmış mıydı?

 

[Ah, demek o konu. Bana inanmana şaşırdım doğrusu.]

 

[Ne?]

 

[Ee? Haklıymışım değil mi?]

 

Aslında içten içe Dağ Tiranının özelliklerinin değişip değişmediğini merak ediyordum. Eğer bu bilmediğim yardımcı yazar bildiğim her şeyi değiştirmek istediyse beni çok zorlu zamanlar bekliyor demektir.

 

[...Evet.]

 

Heh.

 

Neyse ki durum öyle değilmiş. Rahatlayarak derin bir nefes aldım.

 

[Nasıl bildin?]

 

[Sana söyleyeceğimi mi sandın?]

 

Yoo Yeonhanın omuzları seyirdi. Hemen ardından kısa bir cevap verdi.

 

[Hayır.]

 

Yüzümde pis bir sırıtma belirdi. Tam konuşmayı bitirecektim ki aklıma bir şey geldi.

Desert Eagle. Şık ve asil hedefim.

Neredeyse unutmuştum. Ona verdiğim bilgi böyle zamanlar içindi.

Tesadüf eseri, Elzem Cephanelik, Yoo Yeonhanın loncası Zorluğun Özü tarafından yönetiliyordu.

 

[Her neyse, eğer bilgim işine yaradıysa senden bir iyilik isteyeceğim.]

 

Yoo Yeonha birden arkasını döndü. Sanki oturduğum yeri sabah akşam gözlüyormuş gibi nerede oturduğumu tam olarak biliyordu. Bakışları hâlâ keskin olsa da eskisi kadar ağır değildi.

 

Nasıl desem... Sanki bana bir para çuvalıymışım gibi bakıyordu.

Önceki Bölüm Tüm Bölümler

Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (3)

396 puan
Ulaş3 ay önce
Üye
Ellerinize sağlık çok saolu. Türkçe okumanın zevki bi başka be :D

17 puan
JNXL4 ay önce
Üye
Merak etme sevgiyle okşayacaktır. Ellerinize sağlık kolay gelsin

42 puan
MasterKiller544 ay önce
Üye
Eline sağlık sonunda be inş eski düzenine geri döner adamsın sen reis çok beğendmi bu seriyi