POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Theoden Bölüm 27: YEMİN

Çeviri : 27
Düzenleme : AntiYasuo
Okunma : 122
Tarih : 09 Haziran 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

Fazlasıyla yorulmuş olan Ducia bir ağacın altında uyuyordu. Turgan hava çoğ soğuk olmamasına rağmen çantasından bir bir ceket çıkarıp Ducia’ nın üzerine örtmüştü. Havanın aydınlanmasına 1 saat kadar kalmıştı. Elfy kötümser bir şekilde bakıyor sürekli bundan sonra ne olacağını düşünüyordu.

                “ Şimdi ne yapacağız Turgan ? Bizi aramaya başlamışlardır bile. “

                “ Bilmem planları Ducia yapar eylemleriyse ben. Uyandığında ona soralım “

                “ Güneş doğduktan sonra işimiz daha da zor olacak. Okuldan ayrıldığımızda şehir tarafına doğru ilerlemediğimizden bir süre bize yetişebileceklerini sanmıyorum. Ancak askerlerin atları var bizimse sadece ayaklarımız. Bizi yakalamaları çok uzun sürmeyecektir. “

Elfy ve Turgan aralarında konuşurlarken Ducia gözlerini açtı ve yumruklarıyla gözlerini ovuşturarak uyku halinden sıyrılmaya başladı.

                “ Günaydın prenses “

                “ Günaydın Elfy.. Ne Elfy mi sen bizim odada mı kaldın Turgan nerde “

                “ Ha ha sakin ol Ducia bir de bana aptal dersin. Daha bir kaç saat önce yaşadıklarımızı unuttun mu? “

Ducia hatırlamak istemiyor belki de yaşadıklarının bir düş olmasını diliyordu ancak tamamıyla gerçek bir maceraydı bir kaç saat önce yaşadıkları. Bir krallığı karşılarına almışlardı. Sadece üç kişi bir krallığa karşı kulağa ne kadar da tuhaf geliyordu. Bunu başkasından duysa hangi üç ahmak bunu yapar ki derdi Ducia ama ne yazık ki bu ahmakların içinde kendisi de vardı.

                “ Hey Ducia iyi misin? Cidden hatırlamıyor musun ? Akademiyi yıkıp kaçtık ya hınh hınh “

                “ Bunu neden bu kadar övünerek söylüyorsun aptal üstadı Turgan ? Sadece benim planıma sadık kalıp kimseye bulaşmadan oradan kaçabilirdik ve küçük kaçaklar olurduk ama sen...”

                “ Ama ben sana dokunan o sapık ihtiyarı pişman etmeliydim böyle de oldu pek de pişman olduğumu söyleyemeyeceğim. Hem böylesi daha heyecanlı değil mi koca bir krallık bizi arıyor bence çok havalıyız hınh hınh “

Ducia öfkeli görünüyordu ama bir o kadar da minnettar. Uyku sersemliğini atınca tüm detayları hatırladı. Aslında öfkelendiği şey Turgan’ ın yaptığı değildi hatta o akademinin yerle bir olmasına, oradaki melek yüzlü şeytanların enkaz altına gömülmelerine ve o sözde soylu kendini beğenmiş öğrencilerin büyük çoğunluğunun ölmüş olmaları ihtimaline hiç üzülmüyor aksine seviniyordu bile. Ancak onu öfkelendiren nokta insanların bu kadar kötü oluşlarıydı. Kendine muhtaç olduğunu düşündüğünden bir ihtiyarın genç bir kızı arzularına alet etmesi, ailesine yeminler ettikten sonra bir kurumun ne tepesindeki kişinin sözlerini hiçe sayıp tüm sırlarını ortaya dökmesi ve kendi yollarını çizmek istediklerindeyse aranan suçlulara dönüşmelerine sebep olan mantık dışı sistemin varlığı. Bunları kabullenmekte zorlanıyordu Ducia. Bu kadar çirkin bir dünyada yaşamak zorunda mıyız. İnsanlar bu kadar kötü olmak zorundalar mı diye geçriyordu içinden “

                “ Askerlerin seni araması seni havalı yapıyorsa neden bir haydut olmuyorsun ? “

                “ Ama onlar kötü insanlar biz öyle değiliz ki “

                “ Seni havalı yapan şey ideallerindir Turgan. Sen zaten fazlasıyla güçlüsün bu gece buna tanıklık ettim. Usta seviyesindeki tecrübeli bir adama karşı bile kazanmayı başardın. Kitabın cidden özelmiş öylesine yıkıcı bir güç hayallerimin bile ötesinde kalıyordu. Ancak önemli olan bu gücünün hangi amaca hizmet ettiği. “

                “ Sizi koruyorum işte bir de tabi bir aydakarı yenmekte kullanacağım. Ha neredeyse unutuyordum anne-babamı bulmaya çalışırken bana engel olmaya çalışanlar olursa onları da döverim. Kısacası istediklerimizi yapmamıza engel olan kim olursa onları döverim hınh hınh. “

                “ O zaman bunu ailemizin amacı olarak belirleyip asla dönmeyeceğimiz bir yemin edelim”

Elfy bir kaç satır bir şey yazdı ve üçüde Elfy ‘ nin yazdıklarını ezberlediler. Kesik bir ağacın gövdesinin ortasına ellerini üst üste koydular ve hep beraber söylediler.

                “ Bizler Turgan’ ın ailesi olarak her gün daha da güçleneceğimize, Her durumda aile üyelerimizi koruyup kollayacağımıza, İstediğimiz gibi bir hayat yaşayıp kimseye boyun eğmeyeceğimize ve bu arzumuzun karşısına çıkan bir üstad veya bir kral bile olsa onun karşısında duracağımıza söz veriyoruz. “

                “ Şey bu durumda bir anarşist mi oluyoruz Ducia ? “

Ducia kelimenin anlamını bilmiyordu ancak bunu Elfy’ e belli etmek istemiyordu.

                “ Bilmem ama kendi yolumuzu çizip düşüncelerimizi yaşayacağımızdan ben kendimi herhangi bir kalıbın içine sokmazdım. “

                “ Ooo bu oldukça havalı bir kelimeymiş tamam biz bücürüğün dediğinden olalım o zaman hınh hınh “

Ellerini havaya kaldırdılar ve küçük organizasyonlarının temelleri atılmış oldu. Elfy ilk kez bu kadar heyecanlı hissediyordu hep korkup bir parçası olmaya çalıştığı Krallık ve ona bağlı güçlü adamlardan artık korkmuyor aksine onların karşısında olduğu gibi kendi krallıklarını kurmuş gibi hissediyordu. Daha fazla güçlenmeliyim diye düşündü çok fazla çalışmalı ve Su kraliçesi Namya’ yı bile geçmeliydi. Her biri kendi düşüncelerine dalmışken sessizlik bozuldu.

                “ Yemek konusunu ne yapacağız ? “

Bunu tamamen unutmuşlardı. Bir önceki günün kahvaltısından beri hiç bir şey yememişlerdi neredeyse bir gündür. Ducia yerinden doğruldu üzerine örtülmüş ceketi birazcık yanakları kızararak Turgan’ a uzattı.

                “ Bir an önce yola çıkalım bir ormandayız illa avlayabilecek bir hayvan ya da orman meyveleri buluruz. “

Böylece toparlanıp yola koyuldular. Saatlerce yürüdüler dinlenmek için karar verdiklerinde genişçe bir ağaç kovuğu görüp içine girmeye karar verdiler. Kovuğun içine girdiklerinde düşündükleri kadar geniş olmadığına karar verdiler içeride sıkış tıkış olmuşlardı ve içerisi fazlasıyla karanlıktı. Bedenlerinin adeta birbirinin içine geçmiş olmasından rahatsız olan Turgan dışarı çıkmaya karar verdi.

                “ İmdat bu ne be boğulup öleceğim “

Ducia Turgan’ ın dışarı çıkmak istemesinden memnun olmuştu zira sıkışıklık onu da bunaltmıştı bu yüzden poposundan dışarıya doğru ittiriyordu Turgan’ ı.

                “ Gerçi sen saatlerce boğulduğunda da ölmemiştin ama Elfy ben normal insanlar  ve narin kızlar  olduğumuzdan muhtemelen havasızlıktan ölebiliriz. “

Turgan tam bir ayağını dışarıya çıkarmayı başarıyordu ki. Çok uzaktan gelmeyen nal seslerini duydular ve bunu duyan Ducia karşı koymasına rağmen Turgan’ ın ağzını kapatıp Elfy’ ninde yardımıyla dışarı çıkmaya çalışan Turgan ‘ ı içeri çekmeye çalıştı. En azından dışarı çıkmasına engel oldular. Zaten ağzının hemen önünde duran Turgan’ ın kulağına fısıldadı.

                “ Bizi arayan askerler olmalılar. Sesini çıkarma. Bariyerimle varlığımızı gizlemeye çalışacağım. “

Turgan denileni yaptı dışarıya çıkmaya çalışmaktan vaz geçti. Ducia elini Turgan’ ın ağzından çekti ve görünmez bariyerini varlıklarını gizlemek için kullandı. Kullandığı yaftın doğası buydu kalkanını kullandığında fiziksel olarak görünmez olmaz ancak özünü gizlemeyi başarırdı yani etrafa hiç enerji yaymazdı. Zaten savaşlarda Azraklar bu yaftı kullanıp iyi bir şekilde de kamufle olduklarında varlıkları bilinmez ancak savaşa en çok etki eden kişiler olurlardı. Bu şekilde ordular azraklarını gizlemeyi başardıklarında zafer kaçınılmaz olurdu.

Atların nal sesleri git gitde yaklaşıyordu. Sesler yaklaştı yaklaştı ve en son atları süren kişilerin seslerini duyabilecek kadar yakınlarına gelmişlerdi. Ve yaklaşmaya devam ediyorlardı. Askerler tam da bizimkilerin oldukları ağacın arkasında durdular. Uzun süredir sesleri geliyor olsa da artık cümleleri de anlaşılabilir hala gelmişti. Sadece iki atlı asker vardı ve kaçak üçlüden bahsediyorlardı.

Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

-


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)