POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ

Theoden Bölüm 66: Heraklia Savaşı 4

Çeviri : 66
Düzenleme : AntiYasuo
Okunma : 142
Tarih : 06 Temmuz 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

“ Dragut mu ne Dragutu ? “

Niko arkasından gelen bu erkek sesinden dolayı ürkmüştü. Biraz önce çıkan askerin sesine de benzemediğinden panikle arkasına döndü. Karşısında tuhaf bir genç duruyordu.

                “ Sen de kimsin lan ? “

Genç adam öz güvenli bir şekilde kollarını bağladı. Başını gururla havaya dikti ve öyle olmasa da çok karizmatik olduğunu düşünerek söze girdi.

                “ Ben İltimas Tugayı Lideri Turgan. Ducia öyle istediğinden bu kadını kurtaracağım. “

                “ İltimas Tugayı mı o da ne? Hiç duymamıştım ayrıca ne kadar iğrenç bir isim ne anlama geldiğini biliyor musun? “ ( İltimas haksız yere adam kayırma anlamına geldiğinden; İltimas Tugayı : adam kayıranlar birliği anlamında düşünülebilir. KuzgunTR ve Kranelixe sevgilerimle )

                “ Evet İltimas Tugayı. Anlamını bile bilmiyorsun demek bu yüzden sana söyleyeceğim cahil komutan. İltimas hakikatı anlayıp uyanışa geçen anlamına gelir. Yani benim grubumda böyle kişilerden oluşuyor. “( Aslında bu anlama gelen kelime intibah)

                “ Tanrım böyle bir zamanda beni bir aptalla mı sınıyorsun cidden ? “

İçinde olduğu duruma rağmen Sophia gülümseyebiliyordu. Ellerini birazcık oynatabilse, vücudundaki bileklerine kadar olan kısmı suya dönüştürüp durumdan kurtulabilirdi ancak ellerini birbirine yaklaştıramadığından bu pek mümkün görünmüyordu.

                “ Turgan beni çözecek misin? Yoksa bu herifin tecavüzü tamamlamasını mı bekleyeceksin ? “

                “ Nee? Tecavüz mü edecekti vay şerefsiz. O zaman onu öldürmemiz lazım çünkü Elfy öyle yapmıştı. Tamam önce seni çözüp sonra tecavüzcüyü öldüreceğim. “

Sophia’ nın sabrı kalmamıştı. Her ne kadar eğlenmeye başlamış olsa da. Hiçbir şey yapmadan öylece yatıyor olmak bile fazlasıyla sinir bozucuydu artık sesini yükseltti.

“ Oradan bakınca masaj yapıyor gibi mi duruyor hadi çöz lan artık beni…”

Turgan sırtındaki silahı eline aldı ve gayet vurdumduymaz bir şekilde Sophia’ yı bağlayan sarmaşıkları kesmek amacıyla silahına bir daire çizdirdi. Silahın farklı uçları ve keskin kenarları beş sarmaşığın tamamını kesmeyi başarmıştı işte o sırada Niko’ nun çığlığı duyuldu.

                “ Ahhhhhhh…. Ulan O…. çocuğu ne yaptığını sanıyorsun sen? Ahhhh “

Kesilen sarmaşıklar kısalmaya başladılar ve bir anda ortadan kayboldular. Sarmaşıklar kaybolduğundaysa Zindandaki gaz lambasının verdiği loş ışıkta Niko’ nun kesik parmakları görülebiliyordu. Bunu fark eden Turgan bir çığlık attı.

                “ Hüüüüüüü kesik parmaklı bir adam uğursuzluk getirir. Ondan uzaklaşmalıyız. “

                “ Ulan sen benim sabrımı mı sınıyorsun parmaklarımı kesen sendin. “

                “ Ben sadece sarmaşıkları kestim. Aptal falan mısın sen ? “

                “ İşte onlar benim parmaklarımdı. Her neyse intikamım acı verici olacak. Bitki kataloğu- sarmaşık kırbaçlar “

Niko diğer elinin parmaklarından çıkan sarmaşıklarla Turgan’ a bir darbe indirmeye çalıştı ancak Kıyım buna izin vermedi. Mızrak uç üzerine gelen sarmaşığın tam ortasına saplandı ve Niko bir kez daha acı bir çığlık atmak durumunda kaldı.

                “ Ahh bu nasıl silah lan. Nesin sen? Benim sarmaşıklarım normal kılıçlarla kesilemezler. “

                “ İltimas Tugayının lideri ve Attila’ nın öğrencisiyim hınh hınh. Ayrıca otu bile kesemeyen silah mı olurmuş? “

Sophia o ana kadar savaşın kaybedileceğini ancak en azından Nikoyu öldüreceğini düşünüyordu ancak Attila isminin geçmesi tüm dengeleri değiştiriyordu.

                “ Attila mı ciddi misin o burada mı ? “

                “ Evet ne oldu ki? “

                “ Tanrım şükürler olsun. Yardım çağrımızı kabul etmiş olmalı. Peki şimdi ne yapıyor? “

                “ Etmedi sadece benim savaşımı izlemeye geldiğini söyledi. Şimdi de Yavuz’ u pataklamakla meşgul. Hınh hınh “

                “ Ne-nasıl-neden ki? “

                “ Sanırım ustam biraz kindar çıktı hınh hınh. “

Turgan normalde kıyımı sarmalamak için kullandığı kumaşı eline aldı ve Sophia’ ya uzattı. Sophia çoktan ayağa kalkmıştı ve Niko’dan alacağı intikamın aruzusuyla yanıp tutuşuyordu. Turgan’ a döndü

                “ Yardımların için çok teşekkürler yakışıklı genç. Gerisini bana bırak sen diğerlerine yardıma git. “

Turgan hala elindeki kumaşla öylece duruyordu. Sophia Turgan’ ın söylediklerine rağmen ayrılmamasına anlam veremiyordu.

                “ Ne var neden gitmiyorsun ? “

                “ Şey abla benim için önemli değil ama memeniz görünüyor ve Nyu ablanınkiler kadar büyük olmamalarına rağmen büyükler. Karşınızda bir sapık olduğundan sorun olabilir. “

Sophia kızardı ve bir çırpıda turgan’ ın elindeki kumaşı alıp göğsüne sardı. Bunu gören Turgan da oradan ayrılmaya karar verdi. Turgan çıkarken öfkeli Sophia, Turgan’ ın oldukça işlevsiz bir hale getirdiği rakibini acıyarak süzdü.

                “ Şimdi sayılar eşit gerçi senin ellerin pek iyi durumda olmasalar da sorun etmeyeceğim. Bir kadının öfkesini her zerrene tattıracağım. “

 

 

 

Yavuz yerde öylece kanlar içinde yatıyorken General Oshina acımasız bir şekilde üzerine geliyordu. Yerde duran Yavuz’ un çekicini aldı ve havaya sıçradı. Silahı tüm gücüyle savurduktan sonra haykırdı.

                “ Sana kendi silahınla vurulmanın nasıl bir şey olduğunu tattıracağım. Yerin Kudreti- 100 kat yer çekimi. “

Bu oldukça öldürücü görünüyordu. Onlarca kilo ağırlığındaki bir çekiç bir generalin güçlü savuruşuyla üzerine geliyor ve yer çekimi etkisinin de yüze katlanmasıyla beraber onlarca tonluk bir etkiyle tam başının üzerine doğru iniyordu. Muhtemelen birkaç saniye sonra kafa tası parçalanmış beyni etrafa saçılmış olacaktı.

Ancak hiçbir şey yapamıyordu Yavuz. İstediği gibi yaşamıştı ve olmak istediği insanların yanında ölüyordu. Hayıflandığı tek bir şey vardı. Bu savaşa girmeli miydim? Sorumluluk Sophia2 da olsa savaşa en başından girmeyeceklerdi ve Nebula da hayatını kaybetmemiş olacaktı. Düşünceler içinde ölümün gelmesini beklerken kulaklarını doldurup taşıran savaş nidası tadında bir ses duydu.

                “ Şerefsiz Yavuz sen nasıl olur da benim kıymetli öğrenci mi ağlatırsın lan ? “

 

Bu sesi yıllardır duymamış olmasına rağmen nerede olsa tanırdı. Gelen ses Atilla’nındı ancak pek yardım sever şekilde konuşmuyordu. Şişmekten kapanma aşamasına gelmiş gözlerini güçlükle açtı ve Attila’ nın öfkeyle kendisine doğru yaklaştığını gördü. Tepedeyse Oshina’ nın silueti görünüyor hızla yaklaşıyordu. Ölüm kaçınılmaz görünüyordu tek umudu Attila’ nın diğerlerini Dragut ile akrabalığı hatırına kurtarmasıydı.

Bir saniye sonra başının hemen yanında bir çift ayak hissetti. Bu Attilaydı. Attila havaya doğru baktı tepeden inen herifi gördü. Bu sırada Yavuz son enerjisiyle mırıldanıyor, kendisini uyarmaya çalışıyordu   ‘ yer çekimi çok güçlü .‘Attila öfkesinden bir şey kaybetmiş görünmüyordu pek kibar olmayan bir tekmeyle yavuzun bedenini oradan uzaklaştırdı. Gözlerini havaya dikti ve söze girdi.

                “ Hey oradaki sıranı bekle. Önce öğrencimi ağlatmasının hesabını vermesi gerekiyor. “

Oshina fazlasıyla odaklandığından saldırısını durdurmaya çalışmadı bile ve en üstün saldırısı sayılabilecek yer çekimin yüz kat artmış haliyle tüm etkiyi Attila’ nın bastığı alana yaymasına rağmen; Attila dimdik ayakta durmaya devam ediyordu. Bu durum imkansız görünse de, umursamadan saldırısını gerçekleştirdi ve Yavuz’ un çekicini Attila’ nın başına indirdi.

Attila sakin ancak seri bir hareketle çekici havada yakaladı. İnanması güç olsa da; tonlarca ağırlıktaki ve kilometrelerce hızla üzerine gelen çekici çıplak eliyle havada yakalamıştı. Daha önce br generale karşı kazanmış olan Attila, cidden karşısında kim olursa olsun savaş alanındayken fazlasıyla umursamaz ve özgüvenli görünüyordu. Çekici bir elinde havada tutarken cebinden bir elma çıkarıp ısırdı.

                “ Oooo bir antreman çekici. Oldukça iyiymiş ancak ben antreman yaparken daha ağırlarını tercih ediyorum ha ha “


Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

-


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (0)