POPÜLER NOVEL GÜNCELLEMELERİ
En Güçlü Sistem Oku
En Güçlü Sistem
Bir Grup Çöp Gelin Vurun Bana
Cilt 2

White Bölüm 11: Tapınak Efendisi

Çeviri : PlushWolf
Düzenleme : PlushWolf
Okunma : 822
Tarih : 28 Ocak 2019
Önceki Bölüm Sonraki Bölüm

ÖNCEKİ BÖLÜM

White sol elinde beyaz bir bıçak oluşturdu ve bıçağın boyutunu bir parmak boyutunda olana kadar küçülttü.

Kan zırhını kaldırdı ve sağ eliyle bacağındaki oku çıkardı.

Çığlık atmamak için kendini tutuyordu. Acısı gerçekten tarif edilemezdi...

White'in sol elindeki beyaz bıçak asitin zarar verdiği kararmış deriyi kesti.

Ondan sonra ışık elementi ile yarasını iyileştiren White, aynı yöntemi göğsüne de uyguladı.

White göğsüne uyguladığı bu işlemden sonra ayağa kalktı.

Daha iyi hissediyordu, gerçekten Işık elementi muazzam bir elementti.

White goblinleri kan kozasına almak için hazırlanıyorken tekrardan bir çığlık sesi duydu.

Bu çığlık ilk duyduğu çığlığa nazaran daha kalın sesliydi ve daha korkutucuydu.

''PİS İNSAN TOHUMU, ADAMLARIMA NE YAPTIĞINI ZANNEDİYORSUN?!''

''BİR RAHAT VERİN ***** *******!''

--------------------------------

White tekrardan gözlerini ışık elementi ile kaplayıp Kan elementi ile de vücudunu kapladı.

Bu sırada ise bir yetişkin boyunda olan devasa bir kılıç, White'in 10 metre ilerisindeki ağaçları tereyağı kesermiş gibi kesti.

White bunu yapan kişiyi aramaya koyuldu lakin bir şey göremiyordu.

White'in gözleri bir anda sönükleşmeye başladı. Etrafındakiler yavaşlamaya başlamıştı.

Ayaklarının titrediğini fark etti. Bu ölüm korkusuydu...

Birden kesilen ağaçlarının yanında kendisinden çok daha kısa boylu olan uzun sakallı bir cüce vardı. Cüce siyah bir takım elbise giyiyordu ve sağ gözünü kapatan bir beyaz göz bandı vardı.

''O suikastçileri eğitmek çok zamanımı almıştı...''

White, cüceyi görünce ayaklarının titremesi kesildi. Korkunun yerini başka bir duygu almıştı.

Gülmemek için kendisini zor tutuyordu...

''Söylesene.''

''Neyi?''

''O boy ile o kılıcı nasıl sırtına takabiliyorsun?''

''Ne dedin sen?!''

Cüce bir anda White'in önünde belirdi.

Sol gözünden kırmızı ışık çıkıyordu, sinirlenmiş olmalıydı.

''Senin gibi veletlerin eğitime ihtiyacı var.''

White cücenin bu hareketine karşılık cüceye asit tükürdü.

Cüce hiçbir şey yapmadı.

''Bu zayıf element ile beni yenebileceğini mi düşünüyorsun?''

White yalnızca gülümsedi.

Kan elementi ile oluşturduğu mermiyi cüceye gönderdi.

Cüce bu mermiden kaçınmaya çalıştı lakin biraz geç kalmıştı.

Bu yüzden de mermi cücenin yanağını düz bir şerit halinde çizerek ağaca çarptı ve çarptığı ağacı delerek yoluna devam etti.

''Benimsin!''

White, cücenin kanını yönlendirerek kanı kendine doğru çekti.

Cüce, White'in amacını anlayınca derisini taşa çevirdi.

''Zekisin!''

''Aynısı senin içinde söylemek gerekli.''

White, cüceden uzaklaşarak bir ağaca tırmandı ve göklerden kandan yapılma kırmızı okların düştüğünü hayal etti.

Tıpkı White'in düşündüğü gibi göklerden kırmızı oklar yağmaya başladı ama ok sayısı White'in düşündüğü kadar değildi.

'Anlaşılan ne kadar kuvvetli düşünürsem düşüneyim, olay gene Yatkınlık Puanlarında bitiyor.'

[Evet.]

Cüce, ok yağmurunu gördüğü zaman gözleri büyüdü ve hemen kılıcına sarıldı.

Kılıcını bir sanki kalkanmış gibi kullandı.

Kılıcın boyu ve genişliğinden dolayı kendini korumaya başarmış olsa da kılıcını delen ok onun kalbini delmişti.

[Toprak Elementi Yatkınlık Puanı +3] 

''Düşük seviye bir zindandan daha fazlasını beklemem abartı olurdu sanırsam...''

White diğer goblinleri ve cücenin cesedini bir yığın olacak şekilde topladı ve tüm cesetleri tek bir kan kozası içinde birleştirdi.

Kan kozası bilye boyutuna inene kadar bekleyen White, bilyeyi ağzına attı.

[Asit Elementi Yatkınlık Puanı +0.5]

[Asit Elementi Yatkınlık Puanı +0.5]

[Asit Elementi Yatkınlık Puanı +0.4]

[Asit Elementi Yatkınlık Puanı +0.4]

[Asit Elementi Yatkınlık Puanı +0.2]

[Toprak Elementi Yatkınlık Puanı +5]

[Efendim.]

'Ne oldu?'

[İlk zindanınızı bitirdiğiniz için tebrik ederim.]

[Şimdi size zindanın kontrolünü ele geçirmeyi anlatacağım.]

'Zindanın kontrolünü ele geçirmek mi ?'

[İnsanlık yeterince gelişmediğinden dolayı kimse bu bilgiden haberdar değil.]

White bu duruma şaşırsa da şu an asıl merak ettiği şey bu zindanı nasıl ele geçirecek oluşuydu.

[Efendim, öncelikle bu tapınağın içinde bulunan Tapınak Çekirdeğini bulmanız gerekiyor lakin bu Tapınak Çekirdeği, Tapınaktaki her şey olabilir.]

'Ne demek istiyorsun?'

[Dediğim gibi, Tapınağın Çekirdeği bu tapınaktaki her şey olabilir.]

'Peki onu nasıl bulacağım?'

[Bu Ruh Tapınağındaki her şeyi hissetmeye çalışın.]

'Her şey mi?'

[Evet, her şey.]

'Sanırım  anladım.'

White bu konuşmasından sonra yavaşça yere çömeldi.

Bağdaş kurup meditasyon yapmaya başlayınca etrafındaki hey şeyin 3 boyutlu haritasını çıkarmaya başladı. 

Tabii ki bu 3 boyutlu harita yalnızca mavi rengindeydi ve hemen olduğu yerin altındaki toprakta bir turuncu renk vardı.

Bu turuncu renk yavaşça genişlemeye ve uzamaya başlayarak bir şekil aldı.

Kısa boylu bir çocuk heykeli...

Heykel biraz daha netleşmeye başlamıştı, bu heykel White'in öldürdüğü cücenin heykeliydi.

''Buldum!''

White elinde kırmızı bir küreğin oluştuğunu hayal etti.

Bu kürek ile hemen altındaki toprağı kazan White, cüce heykelini dikkatlice çıkardı.

'Şimdi ne yapmam gerekiyor?'

[Heykele elinizi koyun ve heykeldeki enerjiyi özümsüyormuş gibi hayal edin.]

White, heykelin alnına elini uzattı.

Heykeli özümsemeye çalışınca vücudunun tümden yandığını hisseden White, acı bir şekilde çığlık attı. 

White çektiği bu acıdan dolayı heykelden elini çekmek zorunda kaldı. Nefes nefese kalmıştı.

'Vetray!'

[Efendim!]

'Bunun acı vereceğini baştan söylesene ***** *******!'

[Efendim özürlerimi sunarım lakin sizinde bildiğiniz bir şey var.]

'Neymiş o?!'

[Güçlenmek kolay değil.]

White bunun üzerine daha fazla bir şey söyleyemezdi çünkü o da bunu biliyordu. Derin bir nefes alarak elini tekrar heykele koydu.

O his tekrar geri gelmişti...

White bu acı karşısında tek yapabildiği şey dişlerini sıkmaktı.

[Toprak Elementi Yatkınlık Puanı +10]

[Fiziksel Yatkınlık Puanı +0.2]

Bu bildiri üzerine elini çekti. Alnından terler akıyordu...

White yavaşça bir ağacın yanına yürüdü ve ağacın gövdesine sırtını dayadı.

'Sanırım bir uykunun zararı olmaz.'

Yavaşça etrafını Işıktan yapılma bir bariyer ile kaplayan White, görüntüsünün insan gözüyle algılanmasını engelledi ve gözlerini kapattı.

...

...

...

Belli bir süre geçtikten sonra uykusundan uyanınca daha iyi hissediyordu. Vücudu kendisine bir tüyden daha hafifmiş gibi geliyordu.

''Buradan çıksam daha iyi olacak gibi görünüyor.''

 -------------------------------- 

Yatkınlık Puanı:

Fiziksel Yatkınlık Puanı(0.26)

Element Yatkınlık Puanı(376)

Karanlık(75)

Kan(250)

Işık(25)

Asit(8)

Toprak(18)

????(?)


Önceki Bölüm Sonraki Bölüm
Çevirmen Notu

--------------------------------

Y.N 1:Yazım hatası,mantık hatası vesaire varsa söylemeyi unutmayınız.


Lütfen okuduğunuz bölüme yorum yapmayı unutmayınız. Unutmayın ki yaptığınız her yorum çevirmenleri cesaretlendirir ve mutlu eder. İyi okumalar.

Yorum Yap

Üyelik girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için tıklayın.

Yorumlar (2)

11 puan
mustafabukulmez9 ay önce
Üye
teşekkürler

396 puan
Ulaş9 ay önce
Üye
Ne zamandır gelmiyordu teşekkürler